Sözlükte “derece, mertebe” anlamına gelen tabaka, hadis ilminde “hadis ricâlinin ilk tabakasını oluşturan sahâbeden başlayarak sonraki dönemlerde birbirine yakın yaşlardaki râvilerin teşkil ettiği gruplar” demektir. Bir râvinin tabakasını tayin edebilmek için doğumu, vefatı, hocaları ve öğrencileri bilinmelidir. Hadis ricâlinin üç ana tabakası sahâbe, tâbiîn ve tebeu’t-tâbiîndir.
Tabaka bilgisi süs değil, doğrudan bir sened tenkidi aracıdır: râvi tabakatı, bir hadisin mürsel, münkatı‘, mu‘dal veya müdelles olanını belirlemeye imkân verir. Ayrıca isimleri birbirine benzeyen râvilerin karıştırılmasını önler ve belirli dönemlerdeki hadis faaliyetinin tespitine yardım eder. Tabakat türünün ilk telifi Muâfâ b. İmrân’ın (ö. 185/801) Kitâbü Tabakāti’l-muhaddisîn’idir; sonraki başlıca eserler İbn Sa‘d’ın et-Tabakātü’l-kübrâ’sı ve Halîfe b. Hayyât’ın Kitâbü’t-Tabakāt’ıdır.
İbn Hacer el-Askalânî, Takrîbü’t-Tehzîb’de ilk üç asra ait râvi nesillerini — isnaddaki yakınlıkları, hocaları ve akranlarını dikkate alarak — on iki tabakaya ayırmıştır. Bu tasnifte birinci tabaka sahâbe, ikinci tabaka Saîd b. Müseyyeb gibi büyük tâbiîler, üçüncü tabaka Hasan-ı Basrî ve İbn Sîrîn gibi orta tâbiîler, yedinci tabaka Mâlik b. Enes ve Süfyân es-Sevrî gibi büyük tebeu’t-tâbiîn, on birinci tabaka ise Buhârî’nin de içinde yer aldığı geç dönem musannifleridir. Listenin ayrıntılarında kaynaklar arasında küçük numaralandırma farkları görülebilir.
Hadis Atlası’nda her râvinin tabakası künyesinde gösterilir ve râvi dizininde filtre olarak kullanılabilir; isnad ağındaki dikey konumlar da bu tabaka sırasına dayanır.