Râvi ve cerh-ta'dîl

Tebeu’t-tâbiîn

تبع التابعين

Tâbiînle mümin olarak karşılaşan üçüncü nesil; ilk sistemli hadis eserlerinin tasnif edildiği tabaka.

Tanım

Sözlükte “tâbiînin arkasından gidenler” anlamına gelen tebeu’t-tâbiîn, sahâbe ve tâbiînden sonraki üçüncü tabakayı belirtir. İbn Hibbân bu tabakayı “tâbiînden hadis dinleyen, ilmi ve rivayetleri onlardan öğrenenler” şeklinde tarif eder ve karşılaşma ihtimalini yeterli görmeyip hadis dinlemeyi şart koşar; daha genel tanıma göre ise tâbiînden biriyle mümin olarak karşılaşan ve müslüman olarak vefat eden kimse bu tabakadan sayılır.

Tabaka kendi içinde üçe ayrılır: rivayetlerini doğrudan tâbiînden alan kibâr (Mâlik b. Enes, Süfyân es-Sevrî); vüstâ (Süfyân b. Uyeyne, İbn Uleyye); ve tâbiînden az sayıda kişiye yetişip rivayetlerini çoğunlukla tebeu’t-tâbiînin büyüklerinden alan suğrâ (İmam Şâfiî, Abdürrezzâk es-San‘ânî).

Dönemin sınırları tartışmalıdır; râvilerin geniş bir coğrafyaya yayılmış olması ve birçoğunun doğum tarihinin bilinmemesi kesin tarihlendirmeyi güçleştirir. Takrîbü’t-Tehzîb’deki doğum-vefat tarihleri esas alındığında tabakanın yoğunluğunun 135-205 (753-821) arasına tekabül ettiği ve 215 (830) itibariyle büyük çoğunluğunun vefat etmiş olduğu görülür.

Bu tabaka hadis tarihi açısından belirleyicidir: hadis edebiyatının ilk ciddi ve sistemli ürünleri tebeu’t-tâbiîn döneminde tasnif edilmiştir. Dönemin ilim merkezleri Basra, Kûfe, Bağdat, Medine, Mekke, Dımaşk, Nîşâbur, Buhara, Semerkant, Kayrevan ve Kurtuba’dır.

Dönemin ilk sistemli eserleri

Mâlik b. Enes’in el-Muvatta’ı ve Abdürrezzâk b. Hemmâm es-San‘ânî’nin el-Musannef’i bu dönemde tasnif edilmiştir. Hadis Atlası’nın kaynakları arasında yer alan el-Muvatta, doğrudan bu tabakanın ürünüdür.

AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile