Râvi ve cerh-ta'dîl

Sika

الثقة

Râvinin adâlet ve zabt sahibi, yani güvenilir olduğunu ifade eden ta‘dîl lafzı.

Tanım

Sika, adâlet ve zabt vasıflarına sahip râviler hakkında kullanılan ta‘dîl lafızlarından biridir. Bir râvinin sika olduğu, hadis ilmindeki şöhretiyle ve yetkili bir âlimin onu sika diye nitelemesiyle bilinir. Sika râvinin rivayeti delildir; sadece onun rivayet ettiği hadis de makbul sayılır. Terim erken dönemden itibaren kullanılmaktadır: Sa‘d b. İbrâhim’in (ö. 127/744-45) “Hadisi sika râvilerden alınız denilirdi” ifadesi bunu gösterir.

Sika demek kusursuzluk demek değildir. Münekkitler “hata ettiği olmuştur”, “bazı hataları vardır”, “güvenilirdir fakat diğer insanlar gibi hata eder” gibi ifadelerle sika râvilerin kusurlarına da işaret etmişlerdir. Yaygın olmamakla birlikte sika tabiri, hadis rivayetinde zayıf fakat dindarlığı açısından güvenilir kimseler için de kullanılmıştır.

Lafız üç şekilde kullanılır ve delâletleri aynı seviyede değildir: tekrar edilerek (“sikatün sikatün”), tek başına (“sikatün”) ve zayıflığa delâlet eden bir lafızla birlikte. Güvenilirliğe delâlet bakımından tekrar, tek başına kullanımdan üstündür. İbn Hacer’in Takrîbü’t-Tehzîb tasnifinde tekrarlı kullanım ikinci, tek başına “sika” ise üçüncü mertebedir.

Sika râvi derlemeleri

Ebü’l-Hasan el-İclî’nin Kitâbü’s-Sikāt’ı 2116 râviyi, İbn Şâhin’in Târîhu esmâi’s-sikāt’ı 1569 râviyi ta‘dîl eder; İbn Hibbân’ın es-Sikāt’ı ise tâbiîn ve tebeu’t-tâbiîn tabakalarına göre düzenlenmiştir.

AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile