“Bitişmek, birleşmek” anlamındaki vasl kökünden gelen muttasıl, “senedi baştan sona kesintisiz olan hadis” demektir; mevsûl, mûsal ve mu‘tasıl eş anlamlı olarak kullanılır. İsnadın muttasıl olması, sahih hadisin temel şartlarından biridir. Erken dönem muhaddisleri bir rivayetin kabulü için senedin muttasıl olmasını aramış; Abdullah b. Mübârek “muttasıl senedleri araştırmak dindendir” demiştir.
Muttasıl olma, rivayetin kime dayandığından bağımsız bir niteliktir: kesintisiz senedle Hz. Peygamber’e ulaşan rivayete muttasıl merfû, kesintisiz senedle bir sahâbîde duran rivayete muttasıl mevkuf denir.
Senedden bir veya daha çok râvi düştüğünde rivayet muttasıl vasfını kaybeder ve kopukluğun yerine göre ad alır: mürsel (tâbiînin sahâbîyi atlaması), münkatı‘ (sahâbîye varmadan önceki kopukluk), mu‘dal (arka arkaya iki veya daha fazla râvinin düşmesi), müdelles (kopukluğun gizlenmesi), muallak (senedin baş tarafının atılması). Senedi muttasıl olmayan rivayetler kural olarak zayıf sayılır.