“Kesmek” anlamındaki kat‘ kökünden gelen münkatı‘, “kesilmiş, koparılmış” demektir. Hadis terimi olarak “isnadında sahâbîye varmadan önce bir veya daha çok râvisi atlanan hadis”i ifade eder; yani kopukluk senedin ortasında bir yerdedir.
Terimin kapsamı dönemlere göre değişmiştir. Mütekaddimîn döneminde münkatı‘, “senedi muttasıl olmayan rivayet” genel anlamında kullanılmış, mürsel ve mu‘dal rivayetler de bu kapsamda sayılmıştır. Müteahhirîn döneminde ise tanım daraltılmış; mürsel, mu‘dal ve muallak ayrı kategoriler olarak tasnif edilmiş, münkatı‘ özel olarak sahâbîye varmadan önceki kopukluğa hasredilmiştir.
Hadis usulcüleri münkatı‘ rivayetleri üçe ayırır: senedinden bir râvisi düşenler, iki veya daha fazla râvisi düşenler ve senedinde müphem (adı bilinmeyen — “bir adam”, “bir ihtiyar” gibi) râvi bulunanlar. Kopukluk ayrıca açık inkıtâ (râvinin hiç yetişmediği bir kişiden rivayette bulunması) ve gizli inkıtâ (râvinin tanıdığı hâlde kendisinden hadis almadığı bir hocadan nakletmesi) diye ikiye ayrılır.
Hüküm bakımından münkatı‘ rivayetler ittifakla zayıf sayılmıştır. Ancak aynı rivayet başka bir yoldan muttasıl olarak tespit edilir ve düşen râvinin sika olduğu ortaya çıkarsa rivayet sahih konumuna yükselebilir.
Senedinde “bir adam” (racül) veya “bir ihtiyar” (şeyh) gibi adı verilmemiş bir râvi bulunan rivayetler, müteahhirîn muhaddislerinin çoğunluğu tarafından münkatı‘ sayılmıştır.