أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ حُنَيْنٍ، مَوْلَى آلِ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ أَقْبَلْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَمِعَ رَجُلاً يَقْرَأُ { قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ * اللَّهُ الصَّمَدُ * لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ * وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ } فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَجَبَتْ " . فَسَأَلْتُهُ مَاذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " الْجَنَّةُ " .
Türkçe Çeviri
Bize Kuteybe, Mâlik'ten, o Ubeydullah b. Abdurrahman'dan, o Zeyd b. Hattâb ailesinin azatlısı Ubeyd b. Huneyn'den naklen haber verdi. Ubeyd dedi ki: Ebû Hüreyre'yi şöyle derken dinledim: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte geliyordum. Bir adamın, “De ki: O Allah birdir. Allah Samed'dir. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir kimse O'na denk değildir.” diye okuduğunu işitti. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ‘Vacip oldu.’ buyurdu. Ben, ‘Ne vacip oldu ey Allah'ın Resûlü?’ diye sordum. ‘Cennet.’ buyurdu.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.