أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ لِرَجُلٍ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم سِنٌّ مِنَ الإِبِلِ فَجَاءَ يَتَقَاضَاهُ فَقَالَ " أَعْطُوهُ " . فَلَمْ يَجِدُوا إِلاَّ سِنًّا فَوْقَ سِنِّهِ قَالَ " أَعْطُوهُ " . فَقَالَ أَوْفَيْتَنِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ خِيَارَكُمْ أَحْسَنُكُمْ قَضَاءً " .
Türkçe Çeviri
Ebu Hüreyre ’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir kimsenin Rasûlüllah ’den bir deve alacağı vardı gelip onu isteyince Rasûlüllah : ( Onun devesini verin) buyurdu. Adamın devesi gibi bir deve bulamayıp daha iyi bir deve getirdiklerinde, Peygamber : ( Onu verin) buyurdu. Adam: (Bu benim devemden daha değerlidir) deyince Peygamber (En hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyenlerdir) buyurdu. (Müslim, Müsakat: 22; Ebû Dâvûd, Büyü’: 11)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com