Zekât

910 hadis

Zekât ile ilgili hadisler

910 rivayetten ilk 30'i. Tamamı için konu gezginini açın.

  1. Buhârî · Zekât · 1395Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Muâz ibn Cebel'i Yemen'e gönderirken, ona : " Yemenlileri (evvelâ) Allah'tan başka ibâdete lâyık bir tanrı olmadığına ve benim Allah'ın Rasûlü olduğuma şehâdet etmeye da'vet et. Eğer bu iki şehâdeti kabul ederlerse, bu defa Allah'ın her gece ve gündüzde üzerlerine beş vakit…

  2. Buhârî · Zekât · 1396Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Bir kimse Peygamber 'e: — Bana, kendimi cennete girdirecek bir amel haber ver! Dedi. Orada bulunanlar; — Buna ne oluyor? Bunun ne dileği var ki? Dediler. Peygamber : — " Bu, bir hacet sahibidir; nesi olacak " buyurdu da, o sorana karşı: ''Allah'a ibâdet edersin ve O'na hiçbir şeyi ortak kılmazsın; namazı kılarsın,…

  3. Buhârî · Zekât · 1397Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Peygamber 'e bir bedevi Arab geldi ve: — Bana, öyle bir işe delâlet et ki, ben onu işleyince cennete girebileyim, dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : — " Allah'a hiçbir şeyi ortak kılmayarak, yalnız Allah'a ibâdet edersin, farz yazılan namazı kılarsın, farz kılınmış olan zekâtı verirsin ve ramazân orucunu…

  4. Buhârî · Zekât · 1398Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Abdu’l-Kays hey'eti Peygamber 'e geldiler ve: — Yâ Rasûlallah! Bu topluluk Rabîa kabîlesindendir. Seninle bizim aramıza Mudâr kâfirleri girmiştir. Biz sana yalnız haram ay içinde ulaşabiliriz. O hâlde sen bize kestirme bir şey emret de bizler onu senden alalım ve arkamızda kalan kimselerimizi de ona çağıralım,…

  5. Buhârî · Zekât · 1400Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat etmiş, Ebu Bekir halife olmuştu. Bu sırada Araplar'dan bir kısmı irtidad etmişti (dinden çıkmıştı). Bu arada Ömer, Ebu Bekir'e, "Resulullah, "Bana, insanlarla, Allah'tan başka ilah yoktur' deyinceye kadar savaşmak emredildi. Bu sözü söyleyen kimse, başka haklı bir sebep…

  6. Buhârî · Zekât · 1401Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e namaz kılmak, zekât vermek ve her müslümâna hayır isteyici olmak üzere bey'at ettim, demiştir.

  7. Buhârî · Zekât · 1402Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Sahibi, kendisindeki zekât hakkını vermediği zaman deve, kıyâmet günü en kuvvetli haliyle sahibinin üzerine gelir ve onu tabanlarıyla çiğner. Koyun da kendisindeki zekât hakkını vermediği zaman en kuvvetli ve besili haliyle sahibi üzerine gelir ve tırnaklarıyla onu çiğner, boynuzlarıyla da ona vurur". Peygamber…

  8. Buhârî · Zekât · 1403Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Kim ki, Allah kendisine mal verir de o malın zekâtını vermezse, kıyâmet gününde zekâtı verilmeyen mal, sahibi için çok zehirli erkek bir yılan suretine konulur. Bu yılanın iki gözü üstünde iki nokta vardır. Bu azgın yılan kıyâmet gününde mal sahibinin boynuna gerdanlık yapılır. Sonra yılan ağzı ile sahibinin çenesini…

  9. Buhârî · Zekât · 1404Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Bir kerre Abdullah ibn Omer ile Medine hâricine çıkmıştık. Bir bedevî gelip İbn Omer'e: "... Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar; işte onlara pek elemli bir azâbı muştula " (et-Tevbe: 34) kavlindeki ‘Kenz’ in mâhiyetinden bana haber ver! Dedi. İbn Omer şöyle dedi; Her kim bu malları…

  10. Buhârî · Zekât · 1405Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Beş ûkıyyeden az mıkdâr (gümüş) da zekât yoktur. En aşağı üçer yaşında beş deveden aşağısında da zekât yoktur. Beş vesk mıkdârının aşağısında (ki mahsûllerde) da zekât yoktur ".

  11. Buhârî · Zekât · 1406Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Ben Rebeze'ye uğradım. Orada Ebû Zerr ile karşılaştım. Ona: Seni bu menziline indiren nedir? dedim. Ebû Zerr (radıyallahü anh) şöyle dedi: Ben Şam'da bulunuyordum. "... Altını, gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar, işte onlara elemli bir azâbı muştula... " (et-Tevbe: 34) âyetinin tefsiri hakkında…

  12. Buhârî · Zekât · 1408Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Kureyş kabilesinden bir topluluğun yanına oturmuştum. Saçları, elbisesi ve görünüşü bakımından sert bir kimse geldi, selam verdi ve: "(Altın-gümüş biriktirenlere (kenz), cehennemde kızdırılmış olan taşları müjdele (haber ver) ! Bu taşlar onların göğüs uçlarına konulur, sırtından çıkar. Sırtından konulur, göğüs…

  13. Buhârî · Zekât · 1409Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den işittim, şöyle buyuruyordu: "İki kimseden başkasına gıbta olmaz: Biri şu kimsedir: Allah ona mal vermiş; hem de o malı hakk yolunda harcayıp tüketmeye yetecek kudret bahsetmiştir. İkincisi de şu kimsedir: Allah ona hikmet ihsan etmiş, o da bu ilim ve hikmetle…

  14. Buhârî · Zekât · 1410Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Kim halâl kazancından bir hurma değerinde bir sadaka verirse -ki Allah halâl maldan verilen sadakadan başka hiçbir sadakayı kabul etmez- işte Allah bu halâl sadakayı sağ eliyle kabul eder . Sonra o tek hurma değerindeki sadakayı, dağ gibi oluncaya kadar, sizin birinizin sütten ayrılmış tayını büyütüşü gibi, sadaka…

  15. Buhârî · Zekât · 1411Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den işittim, şöyle buyuruyordu: "Sadaka veriniz. Çünkü size öyle bir zaman gelir ki, kişi o sırada sadakasıyla yürür de onu kabul edecek bir kimse bulamaz . (Sadaka verilmek istenilen) her kişi: Bu sadakayı dün getirseydin, muhakkak ben onu kabul ederdim. Fakat bu gün benim…

  16. Buhârî · Zekât · 1412Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    İçinizde mal çoğalıp da (her yer) dolup taşmadıkça kıyâmet kopmaz. Hattâ o sırada mal sahibini, sadakasını kim kabul eder ki diye tasalandırır. Hattâ mal sahibi sadakayı arz eder de, kendisine arzedileceği kimse: Benim mala ihtiyâcım yoktur, der ".

  17. Buhârî · Zekât · 1413Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Amma yol kesilmesi mes'elesine gelince, o çok sürmez; az sonra sana bir zaman gelir ki, o vakit ticâret kervanı kimsenin himaye ve kefaletine muhtâc olmayarak, tâ Mekke'ye kadar çıkar (gider) . Ortalığın darlık ve fakirlik sıkıntısına gelince, sizin biriniz sadakasıyle dolaşıp da kendisinden bu sadakayı kabul edecek…

  18. Buhârî · Zekât · 1414Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    İnsanlar üzerine muhakkak öyle bir zaman gelecektir ki, o vakit bir adam altın sadakasıyle (taraf taraf) dolaşacak da sonra elinden sadakasını alacak bir fakir bulamayacak. Yine o zaman (harb musîbetleriyle) erkeklerin azlığından ve kadınların çokluğundan dolayı (himayesiz) kırk kadının bir erkeğin arkasından gitmekte…

  19. Buhârî · Zekât · 1415Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Onların mallarından sadaka al ki, bununla kendilerini temizlemiş; bununla onları bereketlendirmiş olasın.. " maâlindeki (et-Tevbe; 103) sadaka âyeti indiği zaman, biz arkamızda ücretle yük taşımağa (kazancımızdan sadaka verip bu sevaba ermeye) çalışırdık. Sahâbîlerden biri çokça bir para getirip sadaka olarak verdi.…

  20. Buhârî · Zekât · 1416Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    (Sadaka -et-Tevbe: 103- âyeti inip de) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize sadaka ile emrettiği sıralarda (sadaka vermeye kudreti olmayan) herhangi birimiz çarşıya gider ve arkasında ücretle yük taşır da iki avuç hurma kazanırdı. (Ve bu kazancından sadaka verirdi) . Ve şübhesiz bunlardan bâzılarının bu gün…

  21. Buhârî · Zekât · 1417Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Ben Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'tan işittim; "Bir hurmanın yarısı ile de olsa kendinizi ateşten koruyunuz" buyuruyordu.

  22. Buhârî · Zekât · 1418Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Bir kerre yanıma bir kadın girdi. Beraberinde iki kız çocuğu vardı; bir şey istiyordu. O sırada yanımda bir hurmadan başka birşey bulamadım. Ben kadına o tek hurmayı verdim. Kadın hurmayı iki çocuğu arasında taksim etti ve kendisi ondan birşey yemedi. Sonra kalktı ve çıkıp gitti. Müteakiben yanımıza Peygamber girdi.…

  23. Buhârî · Zekât · 1419Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e bir kimse geldi ve: Yâ Rasûlallah! Ecir ve sevâb yönünden hangi sadaka daha büyüktür? Dedi. Rasûlüllah : "Senin sıhhatli, son derece cimri olduğun, fakirlikten korkar ve zenginliği emel edinir bulunduğun hâlde verdiğin sadakadır. Can boğaza ulaşıp, bu malım fulân içindir, şu…

  24. Buhârî · Zekât · 1420Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Peygamber 'in kadınlarından bâzısı Peygamber 'e hitaben: Hangimiz sana daha çabuk kavuşacaktır? Dediler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : " Eli uzun olanınız " buyurdu. Bunun üzerine Peygamber 'in kadınları bir kamış endaze alıp kollarını ölçmeye başladılar. Şevde bintu Zem'a içlerinde en uzun kollu kadın…

  25. Buhârî · Zekât · 1421Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    ( İsrail oğullarından) bir kimse: Yemîn olsun (bu gece) muhakkak bir sadaka vereceğim, dedi ve sadakasıyle dışarı çıktı. Akabinde sadakasını (tesadüfen) bir hırsızın eline koydu. Sabaha ulaştıklarında halk: Bir hırsıza sadaka verilmiştir, diye konuşurlar. Sadakayı veren (bu yanlış işten üzülmeyerek) : — Yâ Allah, hamd…

  26. Buhârî · Zekât · 1422Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Ben Bâbamın ve dedemin beraberinde Rasûlüllah ile bey'at ettim. Rasûlüllah beni nişanladı ve evlendirdi. Ben Rasûlüllah 'a da'vâ arzettim. (O, bana hakk verdi.) Bir defa Bâbam Yezîd, sadaka etmek üzere bir takım altın paralar çıkardı da bunları kendi nâmına tasadduk edivermesi için mescidde bir adamın yanına koydu.…

  27. Buhârî · Zekât · 1423Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Yedi sınıf insan vardır ki, Allah kendi gölgesinden başka hiçbir gölge bulunmayan kıyâmet gününde, bunları kendi arşının gölgesinde gölgelendirir: Âdil imâm (yani devlet başkanı) ; Allah'a ibâdet ederek temiz bir hayât içinde serpilip büyüyen genç; gönlü mescidlere sevgiyle bağlanmış olan namâzlı kimse; Allah için…

  28. Buhârî · Zekât · 1424Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den işittim, şöyle buyuruyordu: "Sizler sadakalarınızı veriniz. Çünkü sizin üzerinize öyle bir zaman gelecektir ki, o vakit insan kendi sadakasıyle yürür de vermek istediği kimse: Sen bu sadakayı dün getirmiş olaydın ben onu senden kabul eder alırdım, amma bu güne gelince…

  29. Buhârî · Zekât · 1425Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    Kadın evinin yiyeceğinden, aile dirliğini bozucu olmayarak (israf etmeyerek) infâk ve ikram ettiğinde, infâk etmesi sebebiyle kadın için bu infâkın sevabı vardır, bu malı kazanması sebebiyle kocası için de sevabı vardır, bu malı bekleyen bekçi için de bir o kadar sevâb vardır. Bunlardan bâzısının ecri, diğerlerinin…

  30. Buhârî · Zekât · 1426Sahîh · Sahîh koleksiyonu

    O Ebû Hureyre'den işitmiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : "Sadakanın hayırlısı bir zenginlik üzerinden ayrılıp verilendir. İnfâk ve tasadduka da nafakası üzerine vâcib olan kimse ile başla" buyurmuştur.

Konu gezgininde aç →
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile