أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي بُرْدَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ أَبِي مُوسَى، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ صَدَقَةٌ " . قِيلَ أَرَأَيْتَ إِنْ لَمْ يَجِدْهَا قَالَ " يَعْتَمِلُ بِيَدِهِ فَيَنْفَعُ نَفْسَهُ وَيَتَصَدَّقُ " . قِيلَ أَرَأَيْتَ إِنْ لَمْ يَفْعَلْ قَالَ " يُعِينُ ذَا الْحَاجَةِ الْمَلْهُوفَ " . قِيلَ فَإِنْ لَمْ يَفْعَلْ قَالَ " يَأْمُرُ بِالْخَيْرِ " . قِيلَ أَرَأَيْتَ إِنْ لَمْ يَفْعَلْ قَالَ " يُمْسِكُ عَنِ الشَّرِّ فَإِنَّهَا صَدَقَةٌ " .
Türkçe Çeviri
Ebu Mûsâ ’dan rivâyete göre, Rasûlüllah şöyle buyurdu: ( Her Müslüman’ın sadaka vermesi lazımdır.) Bunun üzerine, (Ya bir şey bulamazsa) diye soruldu. Rasûlüllah : ( Elinin emeğiyle kazanır hem kendisi faydalanır hem de sadaka verir) buyurdu. Oradakiler tekrar: (Ya çalışamaz ise) dediler. Rasûlüllah : ( İhtiyacı olan birine bedenen yardım eder) buyurdular. (Bunu da yapamaz ise) denildi. Rasûlüllah : ( İyiliği emreder) buyurdu. (Bunu da yapamazsa) denildi. (Kötülüğün yapılmasına engel olur çünkü buda bir sadakadır) buyurdu. (Müslim, Zekat: 16; Buhârî, Zekat: 26)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com