أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ عُمَيْرًا، مَوْلَى آبِي اللَّحْمِ قَالَ أَمَرَنِي مَوْلاَىَ أَنْ أُقَدِّدَ، لَحْمًا فَجَاءَ مِسْكِينٌ فَأَطْعَمْتُهُ مِنْهُ فَعَلِمَ بِذَلِكَ مَوْلاَىَ فَضَرَبَنِي فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَعَاهُ فَقَالَ " لِمَ ضَرَبْتَهُ " . فَقَالَ يُطْعِمُ طَعَامِي بِغَيْرِ أَنْ آمُرَهُ وَقَالَ مَرَّةً أُخْرَى بِغَيْرِ أَمْرِي قَالَ " الأَجْرُ بَيْنَكُمَا " .
Türkçe Çeviri
Yezid b. Ebu Ubeyd ’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Âb-ıllahm’ın kölesi Umeyr’den işittim şöyle demişti: ( Efendim bana kurutmak için et doğramamı emretmişti o sırada bir fakir geldi, o etten o fakire de vermiştim. Durumu öğrenen efendim beni dövdü. Ben de doğruca Peygamber ’e gittim. Peygamber , efendimi çağırttı ve: ( Niçin dövdün?) diye sordu. Efendim de: ( Benim emrim olmadan benim yiyeceğimi başkalarına yediriyor) cevabını verdi -bir başka defa da emrim olmaksızın- dedi. Bunun üzerine Peygamber : ( Mükafatı ikinizindir) buyurdu. (İbn Mâce, Ticaret: 66; Müslim, Zekat: 26)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com