حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ، كَانَ يَقُولُ فِي الْعَيْنِ الْقَائِمَةِ إِذَا طَفِئَتْ مِائَةُ دِينَارٍ . قَالَ يَحْيَى وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ شَتَرِ الْعَيْنِ وَحِجَاجِ الْعَيْنِ فَقَالَ لَيْسَ فِي ذَلِكَ إِلاَّ الاِجْتِهَادُ إِلاَّ أَنْ يَنْقُصَ بَصَرُ الْعَيْنِ فَيَكُونُ لَهُ بِقَدْرِ مَا نَقَصَ مِنْ بَصَرِ الْعَيْنِ . قَالَ يَحْيَى قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا فِي الْعَيْنِ الْقَائِمَةِ الْعَوْرَاءِ إِذَا طَفِئَتْ وَفِي الْيَدِ الشَّلاَّءِ إِذَا قُطِعَتْ إِنَّهُ لَيْسَ فِي ذَلِكَ إِلاَّ الاِجْتِهَادُ وَلَيْسَ فِي ذَلِكَ عَقْلٌ مُسَمًّى .
Türkçe Çeviri
Yahyâ bana Mâlik'ten, o Yahyâ b. Saîd'den, o Süleyman b. Yesâr'dan tahdîs etti. Zeyd b. Sâbit, göz yerinde kaldığı hâlde görmesi ortadan kalkarsa yüz dinar gerektiğini söylerdi. Yahyâ dedi ki: Mâlik'e göz kapağının ters dönmesi ve göz çukurunun yaralanması hakkında soru soruldu. O, ‘Gözün görmesi azalırsa görme kaybı oranında tazminat verilmesi dışında bunlarda ancak bilirkişinin takdiri vardır.’ dedi. Yahyâ dedi ki: Mâlik şöyle dedi: Bizdeki hükme göre yerinde duran kör göz yok edildiğinde ve felçli el kesildiğinde ancak bilirkişinin takdiri uygulanır; bunlar için belirlenmiş bir diyet yoktur.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.