حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، أَنَّهَا كَانَتْ تَقُولُ لَغْوُ الْيَمِينِ قَوْلُ الإِنْسَانِ لاَ وَاللَّهِ بَلَى وَاللَّهِ . قَالَ مَالِكٌ أَحْسَنُ مَا سَمِعْتُ فِي هَذَا أَنَّ اللَّغْوَ حَلِفُ الإِنْسَانِ عَلَى الشَّىْءِ يَسْتَيْقِنُ أَنَّهُ كَذَلِكَ ثُمَّ يُوجَدُ عَلَى غَيْرِ ذَلِكَ فَهُوَ اللَّغْوُ . قَالَ مَالِكٌ وَعَقْدُ الْيَمِينِ أَنْ يَحْلِفَ الرَّجُلُ أَنْ لاَ يَبِيعَ ثَوْبَهُ بِعَشَرَةِ دَنَانِيرَ ثُمَّ يَبِيعَهُ بِذَلِكَ أَوْ يَحْلِفَ لَيَضْرِبَنَّ غُلاَمَهُ ثُمَّ لاَ يَضْرِبُهُ وَنَحْوَ هَذَا فَهَذَا الَّذِي يُكَفِّرُ صَاحِبُهُ عَنْ يَمِينِهِ وَلَيْسَ فِي اللَّغْوِ كَفَّارَةٌ . قَالَ مَالِكٌ فَأَمَّا الَّذِي يَحْلِفُ عَلَى الشَّىْءِ وَهُوَ يَعْلَمُ أَنَّهُ آثِمٌ وَيَحْلِفُ عَلَى الْكَذِبِ وَهُوَ يَعْلَمُ لِيُرْضِيَ بِهِ أَحَدًا أَوْ لِيَعْتَذِرَ بِهِ إِلَى مُعْتَذَرٍ إِلَيْهِ أَوْ لِيَقْطَعَ بِهِ مَالاً فَهَذَا أَعْظَمُ مِنْ أَنْ تَكُونَ فِيهِ كَفَّارَةٌ .
Türkçe Çeviri
Bana Yahyâ, Mâlik'ten, o Hişâm b. Urve'den, o babasından, o da müminlerin annesi Âişe'den naklen tahdîs etti. Âişe şöyle derdi: Boş yere edilen yemin, kişinin "Hayır vallahi" veya "Evet vallahi" demesidir. Mâlik dedi ki: Bu konuda işittiklerimin en güzeli şudur: Boş yere edilen yemin, kişinin bir şeyin öyle olduğundan kesinlikle emin olarak yemin etmesi, sonra onun başka türlü olduğunun ortaya çıkmasıdır. İşte boş yere edilen yemin budur. Mâlik dedi ki: Bağlayıcı yemin, kişinin elbisesini on dinara satmayacağına yemin edip sonra onu bu fiyata satması veya kölesini mutlaka döveceğine yemin edip sonra dövmemesi ve buna benzer durumlardır. İşte böyle bir kimse yemini için kefâret öder. Boş yere edilen yeminde ise kefâret yoktur. Mâlik dedi ki: Bir şeye dair yemin ederken günah işlediğini bilen, birini razı etmek, kendisine karşı mazeret sunacağı birine mazeret beyan etmek veya bu yolla bir mal elde etmek için yalan yere ve bunu bilerek yemin eden kimsenin yaptığı ise kefâretle karşılanamayacak kadar ağırdır.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.