Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Zekât · 2490← ÖncekiSonraki →
Müslim, Zekât 53
Hediyeyi Veren, Ona Sadaka Yoluyla Malik Olsa Bile Peygambar (sallallahü aleyhi ve sellem)'in ve Beni Haşim İle Beni Muttalib'in Hediye Almalarının Mubah; Sadaka Verilen Kimsenin Alması ile Sadaka Vasfı Kalmayıp, Kendilerine Sadaka Almak Haram Kılınan Herkese Helal Olduğunu Beyan Bâbı
باب إباحة الهدية للنبي صلى الله عليه وسلم ولبني هاشم وبني المطلب، وإن كان المهدي ملكها بطريق الصدقة، وبيان أن الصدقة، إذا قبضها المتصدق عليه زال عنها وصف الصدقة وحلت لكل أحد ممن كانت الصدقة محرمة عليه
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Zekât (no. 2490)
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ حَفْصَةَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ بَعَثَ إِلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَاةٍ مِنَ الصَّدَقَةِ فَبَعَثْتُ إِلَى عَائِشَةَ مِنْهَا بِشَىْءٍ فَلَمَّا جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى عَائِشَةَ قَالَ ‏"‏ هَلْ عِنْدَكُمْ شَىْءٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ لاَ ‏.‏ إِلاَّ أَنَّ نُسَيْبَةَ بَعَثَتْ إِلَيْنَا مِنَ الشَّاةِ الَّتِي بَعَثْتُمْ بِهَا إِلَيْهَا قَالَ ‏"‏ إِنَّهَا قَدْ بَلَغَتْ مَحِلَّهَا ‏"‏ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İsmail b. îbrâhîm, Hâlid'den, o da Hafsa'dan, o da Ümmi Atıyye'den naklen rivâyet eyledi. (Şöyle dedi) : Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana sadaka malından bir koyun gönderdi. Ben de onun parçasını Âişe 'ye yolladım. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Âişe 'nin yanına gelince: «Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı?» diye sormuş, o da: — Hayır, yalnız Nüseybe, kendisine gönderdiğiniz koyundan bize bir parça göndermiş; demiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «O, yerini buldu.» buyurmuşlar. Enes hadisini Buhârî «Zekât» ve «Zühd» bahislerinde; Ebû Dâvûd «Zekât» bahsinde; Nesâî «Umrâ» bahsinde muhtelif râvîlerden tahric etmişlerdir. Ümmü Atıyye hadisini Buhârî «Zekât» bahsinin bir-iki yerinde ve «Kitâbü'l-Hibe»'de rivâyet etmiştir. -O, Berîre'ye sadaka, bize de hediyedir...» cümlesinde cârüe mecrûrun müptedâ üzerine geçirilmesi, ihtisas ifâde etmek içindir. Cümle: «Bu et ancak ona sadakadır; bize değil.» kuvvetin dedir. Zîrâ sadaka olarak verilen et, Hazret-i Berire'nin milki olunca ondan sadaka vasfı zail olmuştur. Berire , onu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)' e hediye olarak vermiştir. Tahrîm mes'elesi etin aynına taallûk etmez. «O yerini buldu.» cümlesinden murâd: Helâl olan yere ulaştı.» demektir. Hadîsin bir rivâyetinde Hazret-i Âişe (radıyallahü anha) «Berîre hakkında üç hüküm sabit olmuştu...» demiş, bunlardan yalnız verilen etin ona sadaka olduğunu söylemiştir. ikinci hüküm «velâ»'nın âzad eden kimseye âit olması, üçüncüsü de kendisi bir köle ile evliyken âzad edildiği için nikâhın feshi muhayyer bırakılmasıdır. Rivâyetlerin umûmundan anlaşılıyor ki fakir, sadakayı almakla o maldan sadaka vasfı ve hükmü kalkar. Artık onu satm almak caiz olduğu gibi Hâşimiler'in yemesi de mubahtır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İbadetZekât

Mütercim şerhi

Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.

Enes hadisini Buhârî «Zekât» ve «Zühd» bahislerinde; Ebû Dâvûd «Zekât» bahsinde; Nesâî «Umrâ» bahsinde muhtelif râvîlerden tahric etmişlerdir. Ümmü Atıyye hadisini Buhârî «Zekât» bahsinin bir-iki yerinde ve «Kitâbü'l-Hibe»'de rivâyet etmiştir. -O, Berîre'ye sadaka, bize de hediyedir...» cümlesinde cârüe mecrûrun müptedâ üzerine geçirilmesi, ihtisas ifâde etmek içindir. Cümle: «Bu et ancak ona sadakadır; bize değil.» kuvvetin dedir. Zîrâ sadaka olarak verilen et, Hazret-i Berire'nin milki olunca ondan sadaka vasfı zail olmuştur. Berire , onu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)' e hediye olarak vermiştir. Tahrîm mes'elesi etin aynına taallûk etmez. «O yerini buldu.» cümlesinden murâd: Helâl olan yere ulaştı.» demektir. Hadîsin bir rivâyetinde Hazret-i Âişe (radıyallahü anha) «Berîre hakkında üç hüküm sabit olmuştu...» demiş, bunlardan yalnız verilen etin ona sadaka olduğunu söylemiştir. ikinci hüküm «velâ»'nın âzad eden kimseye âit olması, üçüncüsü de kendisi bir köle ile evliyken âzad edildiği için nikâhın feshi muhayyer bırakılmasıdır. Rivâyetlerin umûmundan anlaşılıyor ki fakir, sadakayı almakla o maldan sadaka vasfı ve hükmü kalkar. Artık onu satm almak caiz olduğu gibi Hâşimiler'in yemesi de mubahtır.
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbZekât · 53. bâb — Hediyeyi Veren, Ona Sadaka Yoluyla Malik Olsa Bile Peygambar (sallallahü aleyhi ve sellem)'in ve Beni Haşim İle Beni Muttalib'in Hediye Almalarının Mubah; Sadaka Verilen Kimsenin Alması ile Sadaka Vasfı Kalmayıp, Kendilerine Sadaka Almak Haram Kılınan Herkese Helal Olduğunu Beyan Bâbı
Hadis No2490
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapAğRâviKonuOlayKabile