وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، سَمِعَهُ يَقُولُ سَمِعْتُ عَوْفَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى جَنَازَةٍ فَحَفِظْتُ مِنْ دُعَائِهِ وَهُوَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ وَعَافِهِ وَاعْفُ عَنْهُ وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ وَاغْسِلْهُ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّهِ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ وَأَبْدِلْهُ دَارًا خَيْرًا مِنْ دَارِهِ وَأَهْلاً خَيْرًا مِنْ أَهْلِهِ وَزَوْجًا خَيْرًا مِنْ زَوْجِهِ وَأَدْخِلْهُ الْجَنَّةَ وَأَعِذْهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ أَوْ مِنْ عَذَابِ النَّارِ " . قَالَ حَتَّى تَمَنَّيْتُ أَنْ أَكُونَ أَنَا ذَلِكَ الْمَيِّتَ . قَالَ وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ جُبَيْرٍ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَوْفِ بْنِ مَالِكٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِ هَذَا الْحَدِيثِ أَيْضًا .
Türkçe Çeviri
Bana Hârûn b. Saîd el-Eylî de tahdîs etti. Bize İbn Vehb haber verdi. Bana Muâviye b. Sâlih, Habîb b. Ubeyd’den, o da Cübeyr b. Nüfeyr’den naklen haber verdi. Habîb, Cübeyr’i şöyle derken işitmişti: Avf b. Mâlik’i şöyle derken işittim: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir cenazenin namazını kıldırdı. Duasından şu sözleri ezberledim: “Allah’ım! Onu bağışla, ona merhamet et, ona afiyet ver, onu affet, konağını değerli kıl, giriş yerini genişlet. Onu su, kar ve doluyla yıka. Beyaz elbiseyi kirden arındırdığın gibi onu da günahlardan arındır. Ona evinden daha hayırlı bir ev, ailesinden daha hayırlı bir aile ve eşinden daha hayırlı bir eş ver. Onu cennete koy; kabir azabından yahut cehennem azabından koru.” Öyle ki o ölünün ben olmasını temenni ettim. Dedi ki: Bana Abdurrahman b. Cübeyr de tahdîs etti; o, babasından, o da Avf b. Mâlik’ten, o da Nebî’den (sallallahu aleyhi ve sellem) bu hadisin bir benzerini rivayet etti.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.