Müslim, İman 25
Münafık Hasletlerini Beyan Bâbı
باب بيان خصال المنافق
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İman (no. 211)
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو سُهَيْلٍ، نَافِعُ بْنُ مَالِكِ بْنِ أَبِي عَامِرٍ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " آيَةُ الْمُنَافِقِ ثَلاَثٌ إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ وَإِذَا ائْتُمِنَ خَانَ " .
Türkçe Çeviri
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybü'bnü Saîd rivâyet ettiler; lâfız Yahya'nındır. Dediler ki: Bize İsmail b. Ca'fer rivâyet etti. Dedi ki: Bana Ebû Süheyl, NâfP b. Mâlik b. Ebî Âmir'den o da babasından, o da Ebû Hüreyre'den naklen haber verdi ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Münafığın alâmeti üç şeydir: 1 - Konuştu mu yalan söyler: 2 - Va'd ederse (sözünden) döner. 3 - Kendisine (bir şey) emniyet olunursa hıyanet eder.» buyurmuşlar.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İman
Mütercim şerhi
Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadisi İmâm Buhârî (rahimehüllah) îman, Vcsayâ, Şehâdât ve Edeb bahislerinde tahric ettiği gibi Tirmizî ile Nesâî de rivâyet etmişlerdir. Âyet: alâmet demektir. Kur'ân âyetleri bir cümlenin diğer bir cümleden ayrıldığına alâmet oldukları için onlara da bu isim verilmiştir. Kezib ve Kizb : Vâkı’ın zıddını haber vermek yani yalan söylemektir. Bazıları kibz: doğru söylemenin zıddıdır; demişlerdir. Va'detnıek: Hayırlı bir işi yapmaya söz vermektir. Şer için vaîd kelimesi kullanılır ve tehdid manasına gelir. Hıyanet; emanette şeriatın hilâfına tesarrufda bulunmaktır. Hadîsin üç cümlesinde, tehakkuka delâlet eden (izâ) ’mın kullanılması, bu üç şeyin münafık alâmeti olduklarına tenbih içindir. Keza mezkûr üç cümlenin mef'ulsüz zikredilmesi ma'nânm umumuna tenbih içindir. Hadîs-i şerifde münafık alâmetlerinin üç gösterilmesi bundan önceki hadîse muarız gibi görünüyor; çünkü o hadisde mezkûr alâmetler dört idi. Maamafih aralarında muâraza yoktur. Zira o hadisdeki, «Va'dederse va'dinden döner.» cümlesiyle bu hadisdeki, «Kendisine (bir şey) emniyet olunursa hıyanet eder.» cümlesi ma'na i'tibariyle birdirler. Çünkü gadr de, kendisine emniyet olunan söz hususunda hiyânet etmektir. Şerefüddın Tîbi diyor ki: «Bu iki rivâyet arasında asla münâfât yoktur. Zira bir şeyin bir kaç tane alâmeti olurda bazen bu alâmetlerden biri, bazen hepsi veya ekserisi zikredilebilir.» Kurtubî de: «İhtimal Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onların bazı hasletlerini yeni Öğrenmiştir.» demiştir. Bazıları nifak alâmetleri beştir diyerek iki hadisin arasını bulmuşlardır. Fakat evlâ olan: Adedin tahsisi maadasının ziyâde ve noksan kabul etmeyeceğine delil olamaz; demektir. Hasılı bu hadisdeki üç alâmetten münafığın sıfatı anlaşılıyor. Sıfatların üçe inhisar etmesi; kavl, fiil ve niyetin fesadına tenbih içindir. Yanî: «Konuştu mu yalan söyler.» ifadesiyle kavlin fesadına tenbih buyurulduğu gibi «Kendisine bîrşey emniyet olunursa hiyânet eder,» cümlesiyle fi'lin fesadına; «Va'dederse sözünden döner» ibaresiyle de niyetin fesadına tenbîh olunmuştur. Ulemâdan bir çokları bu hadisi müşkül saymışlardır. Çünkü hadisde münafık alâmeti olmak üzere gösterilen hasletler bazen tam bir müslümanda da bulunur. Halbuki böyle bir müslümanm küfrüne veya münafıklığma hükmedüemiyeceğine icma'ı ümmet vardır. Bu hususda! bir Çok vecihler ileri sürülmüştür: 1- İmâm Nevevî 'ye göre hadisde işkâl yoktur. Çünkü ma'nası şudur: Bu hasletler nifaktır. Bunların sahibi münafığa benzer ve münafık ahlâkım almış demektir. Zira nifak; içinde gizlediğinin zıddını meydana çıkarmaktır. Şu hâl mezkûr hasletlerin sahibinde mevcuddur, ama onun nifakı yalnız konuştuğu, va'dettiği ve ona emniyet eden kimseye mahsustur. Binaenaleyh! İslâmiyet hakkında münafık değildir. Yani içinde küfrü gizlemiş sayılmaz. 2- Bazılarına göre hadis, ekseri ahlâkı böyle kötü olanlar hakkındadır. Nadiren yapanlar hükümde dâhil değildirler. 3- Hattâbi şöyle diyor: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in bu sözü mezkûr hasletleri âdet edinenleri - bu hasletler! nifaka vardırır endişesiyle sakındırmak içindir. Gayr-i ihtiyari veya i'tiyad edinmeksizin nadiren yapanlara değildir. Bir hadisde: Tacir fâcirdir. Ümmetimin ekseri münafıkları da hafızlardır.» buyurulmuştur. Bunun ma'-nası yalandan sakındırmaktır. Çünkü yalan söylemek fücur ma'nasınadır. Binaenaleyh bu hadis bütün tacirlerin fâcir olmasını icâbetmez. Hafızlardan bazılarında amele karşı bir az samimiyetsizlik ve bir parça riya olabilir, ama bu onların hepsinin münafık olmasını gerektirmez. Nifak iki kısımdır: Biri nifak sahibinin dindar görünüp içinde küfrü gizlemesidir. Hazret-i Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanındaki münafıklar böyle idiler. Diğeri: dînî vazifelerini kimsenin görmediği yerde yapmamak başkalarının, gördüğü yerde yapmaktır. Buna da nifak denir. Nitekim bir hadisde: «Mü'mine sövmek fısktır; onunla çarpışmak da küfürdür.» buyurulmuştur. Lâkin bu küfür hakîkî küfürden aşağı; bu fisk hakikî fısktan, bu nifak da hakîkî nifaktan aşağıdırlar.» 4 - Bazıları: « Bu hadis muayyen bir münafık hakkında vârid olmuştur. Yalnız Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kimseniri yüzüne karşı sarahaten: «Filân münafıktır.» demez; işaretle anlatırdı. Meselâ: «Bazı kimselere ne oluyor ki şöyle şöyle yapıyorlar?» derdi! Burada da o adam bununla bilinsin diye ona «âyet» lafzîyle işaret etmiştir » derler. 5 - Birtakım ulema hadisden muradın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanındaki münafıklar olduğunu söylemişlerdir. Bu münafıklar: «îmân ettik» diyerek yalan söylemiş; dinlerine emniyet olunduğu zaman hıyanet etmiş; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e din Bâbında yardım va'dinde bulunmuş, fakat sözlerinden dönmüşlerdir. Kâdî Iyâz , bir çok İmâmların bu kavle meylettiklerini söyler. Bu hadîsi n tefsiri Bâbında Atâ’ b. Ebî Rebâh'ın kavli bu olduğu gibi Hasan-ı Basri, dahi bu kavle dönmüştür. Ashâb-ı kirâmdan Abdullah b. Amr, İbn Abbâs, Said b. Cübeyr (radıyallahu anhüm) hazerâtının mezhebi de budur. Bu bâbda rivâyet olunan bir hadîse göre Basra'lı bir adam Atâ b. Ebi Rebâh'a şunları söylemiş: «Hasan- Basri'yi: Her kimde üç haslet bulunursa ben ona münafık demekten çekinmem: a) Konuştuğu zaman yalan söyleyen, b) Va'dettiği zaman sözünden dönen, c) Kendisine emniyet olunduğu zaman hıyanet eden... derken i-şittim. Bunun üzerine Atâ o adama şu sözleri söylemiş: «Hasan'-ın yanına döndüğün vakit ona de ki: Atâ' sana selâm ediyor ve Yûsuf (aleyhisselâm) ’in kardeşlerine ne dersin? Onlar da konuştular yalan söylediler; va'dettiler sözlerinden döndüler; kendilerine emniyet olundu; hıyanet ettiler; münafık oldular mı? diyor.»Bundan sonra Ata’ yanındakilere bakmış ve: Ulemâdan size rivâyet olunan şeylerin doğru olanlarını kabul, doğru olmayanlarını reddedin!» demiş. Müslim sarihlerinden Ebû Abdilîâh el-Übbî Atâ'in bu i'tirazını beğenmemiş; ve: «Bu inkâr Hasan'a teveccüh etmez. Yusuf (aleyhisselâm) ’ın kardeşlerinin yaptıkları, nadirâttandır. Onlar bu yaptıklarında ısrar etmemişlerdir.» demiştir. Nevevî hadisdeki münafık hasletlerini kendinde bulunduran bir müslümanın münafık olmadığına delil olarak mezkûr hasletlerin Hazret-i Yusuf (aleyhisselâm) fm kardeşlerinde de bulunduğunu ileri sürmüş-se de el-Übbî ona da i'tirâz etmiş ve: «Gerek eskiden gerekse şimdi olsun ulema bu temsili reddetmekte ve onu Nevevî 'nin takvasına yakıştıramamaktadır...» demiştir. Rivâyete nazaran Said b. Cübeyr bu nifak hadîsine merak etmiş ve onu Abdullah b. Ömer'le İbn Abbâs (radıyallahu anhüm) hazera-tına sormuş. Onlar: «Buna biz de senin kadar merak ediyoruz.» demişler. Bunun üzerine hep birlikte onu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e sormuşlar. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gülmüş ve: «O sözlerden sîze ne? Ben onları münafıklara tahsis ettim. Konuşursa yalan söyler dediğim Allahın bana indirdiği «Sana münafıklar geldiği zaman) ... «âyeti hususundadır. Sizler de böyle misiniz?» demiş. Onlar; hayır! cevâbını vermişler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «O halde size bir şey yok; siz bundan berisiniz!» buyurmuşlar. «Va'dederse sözünden döner; dediğim Teâlâ Hazretlerinin: «Onlardan bazıları: eğer bize fadl u kereminden bir şeyler verirse diye Allah ile muahede yapanlar... » âyet-i kerimesi hakkındadır. Siz de böylemisiniz? demiş. Hayır! cevabını vermişler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) :: «O halde size bir şey yok; siz bunlardan berisiniz» buyurmuş. «Emniyet olunursa hıyanet eder dememe gelince: bu da Allahü teâlâ'nın bana indirdiği: «Şüphesiz ki biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arzettik... , âyet-i hakkındadır. İmdi dini hususunda kendisine emniyet olunan her insan görünür görünmez her yerde cünüplükden yıkanır; namaz kılar; oruç tutar. Münafık ise bunu yalnız görünür yerde yapar. Sizler de böyle misiniz?» demiş. Yine, hayır! cevabını vermişler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Öyle ise size bir şey yok; siz bundan berisiniz.» buyurmuşlar. 6 - Huzeyfe'ye göre nifak kalkmıştır. Nifak yalnız Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında vardı. Ondan sonra ya iman vardır ya küfür. Çünkü İslâmiyet her tarafa yayılmış; insanlar İslâm diyarında doğmuşlardır. Binaenaleyh kim müslüman görünür de içinde küfrü gizlerse mürted olur. 7 - Kâdi Iyâz : « Bu hadis dert murâd: İslâmdaki umumî nifak değil mezkûr hasletlerle içinde gizlediğinin aksini gösterme hususunda münafıkların hâline benzetme yapmaktır. Böylesinin nifakî, ko-. nuştuğu, va'dettiği ve kendisine emniyet eden kimseye karşı olur.» diyor. 8 - Kurtubiy'e göre ise buradaki nifaktan murad, amele dair nifaktır. Bu kavillerin içinde en güzeli Nevevî 'nin zikrettiği ve El-Übbi'nin de taraftar olduğu birinci kavildir. Ekser-i ulema ile muhakkikinin kavilleri de budur.
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİman · 25. bâb — Münafık Hasletlerini Beyan Bâbı
Hadis No211
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.