Müslim, İman 25
Münafık Hasletlerini Beyan Bâbı
باب بيان خصال المنافق
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İman (no. 210)
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَرْبَعٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ كَانَ مُنَافِقًا خَالِصًا وَمَنْ كَانَتْ فِيهِ خَلَّةٌ مِنْهُنَّ كَانَتْ فِيهِ خَلَّةٌ مِنْ نِفَاقٍ حَتَّى يَدَعَهَا إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ وَإِذَا عَاهَدَ غَدَرَ وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ وَإِذَا خَاصَمَ فَجَرَ " . غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ سُفْيَانَ " وَإِنْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْهُنَّ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ " .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdullah b. Nümeyr rivâyet eyledi. H. Bize İbn Nümeyr dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize babam rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize el-A'meş rivâyet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Vekî' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Süfyân, A'meş'den, o da Abdullah b., Mürre’den, o da Mesrûk'dan, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivâyet eyledi. Abdullah Şöyle dedi: Resullülah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Dört şey vardır ki, bunlar kimde bulunursa o kimse hâlis münafık olur. Kimde bunlardan bir nesne bulunursa onu bırakıncaya kadar kendisinde nifaktan bir haslet var dernektir. 1-Konuştu mu yalan söyler: 2 -Söz verirse sözünde durmaz, 3-Va'dederse va'dînden döner; 4-Kavga ederse baştan çıkar.» buyurdular. Şu kadar var ki Süfyân’ın hadîsinde: «Eğer o kimsede bunlardan bir haslet bulunursa kendisinde nifaktan bir haslet var demektir.» buyu-rulmuştur.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İman
Mütercim şerhi
Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî îman ve Cizye bahislerinde tahric ettiği gibi diğer Kütübü sitte sahipleri dahi muhtelif yerlerde rivâyet etmişlerdir. Münafık lâfzı nifaktan alınmıştır. İbn Sîde'nin beyanına göre nifak: bir vecihden İslâm'a girip bir vecihden çıkmaktır. Bu kelime «Nâfikaaü'l-Yerbû'» «Ova Sıçanının deliği» ta'birinden alınmıştır. Ova sıçanının yer altında iki deliği olurmuş. Bunların biri yeryüzüne tama-miyle açık, diğeri kapalı fakat kafasıyle vurunca açüıverecek kadar hafif bulunurmuş. Bu deliğe «Nâfikaâ» denilirmiş. Hayvan onu daima gizler; ötekinden girip çıkarmış. Avcı «Kaasiâ» denilen açık deliğe gelirse o Nâ-fikaa'ı açarak kaçarmış. İşte ova sıçanı nasıl Naafikaa'ı gizleyip Kaasıâ'ı meydanda tutarsa münafık da küfrünü gizleyip îmanını gösterdiğinden ya-hud şeriatın bir kapısından girip öteki kapısından çıktığından kendisine bu isim verilmiştir. Şöyle de denilebilir: Nâfikaa' denilen deliğin dışı nasıl dümdüz yeryüzü gibi görünür fakat içi delik ise münafık da onun gibi dışı başka içi başkadır. Bazıları münafık kelimesinin «Nefak» dan alındığını söylerler. Nefak: yer altındaki kanal, (tünel) demektir. Böyle bir kanalın sahibi onda nasıl gizlenirse münafık da İslâm perdesi altında gizlendiği için ona bu isim verilmiştir. Hasılı münafık başkalarına içindekinin aksini gösteren kimsedir. Istılahda münafık: içinden kâfir olup dışından müslüman görünen kimsedir. Eğer bu renkli görünüş îman hususunda ise nifakı küfürdür; îmân hususunda değilse amel nifakıdır. Bunda fiil ve terk dahildir. Bu gün zm-dıkı da ayni şekilde izah ediyorlar. İmâm Mâli k'den rivâyet olunduğuna göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) devrindeki nifak bu günkü zındıklıktır. Nifakın hakikatim anlayabilmek için. onun taksimatını bilmek icâ-beder. Şöyle ki: Kalbin dört hâli vardır: 1- Delile dayanan mutlak i'tikad. Bu ilimdir 2- Delîle dayanmayan mutlak i'tikad. Mukallidin i'tikadı gibi. 3 - Gayri-i mutabık i'tikad. Bu cehildir. 4 -Kalbin i'tikaddan hâli oluşu. Dilin ise üç hâli vardır: 1- İkrar, 2- İnkâr, 3- Sükût, Bunların mecmuundan, aşağıda sıralıyacağımız on iki kısım meydana gelir: 1- Kalble bilerek dille ikrar. Eğer bu ikrarı sahibi kendi ihtiyarimle yaparsa o kimse hakikî mü'mindir. Cebren yaparsa zâhire göre kâfirdir. 2- Kalble bilerek dille inkâr. Bu inkâr cebrî ise sahibi müslüman, ihtiyarî olursa kâfir-i muânniddir. 3- Kalble bilgi hâsıl, fakat dille ikrar veya inkârdan hâlî olmak, Eğer bu sükût iztırân ise o kimse hak mü'mindir, ihtiyarî olarak susarsa ihtilaflıdır. Meselâ; bir kimse Allah'ı delili ile bildikten sonra diliyle ikrara vakit bulamadan ansızın ölse o kimse kat'i olarak mü'mindir. Fakat Allah'ı delili ile bildikten sonra kendi ihtiyarı ile ikrar etmezse İmâm Gazali onun da mü'min olduğunu söylemiştir. 4- Mukallidin i'tikadı ya ikrar ya inkâr yahud da sükût ile olur. Şayet kendi ihtiyariyle ikrarda bulunursa bu ikrar mukallidin imânıdır; ve bazı muhaliflere rağmen sahihtir. 5- Eğer mukallidin ikrarı iztirârı olursa mesele birinci surete tefer-ru' eder. Orada böylesi için, zahire göre kâfirdir dediğimize göre bura-dakine de münafık hükmünü vermek icâbeder. 6- Mukallidin sükût etmesi, ihtiyari ve iztirârî hallerde aynen üçüncü kısım hükmündedir. 7- Mukallid kalben inkâr eder de diliyle ikrarda bulunur fakat bu ikran cebrî olursa kendisine münafık hükmü verilir. 8- Kalben inkâr ettiği halde kendi ihtiyariyle ikrarda bulunursa buna küfr-i inâdî derler ki, nifakın bir kısmıdır. 9- Hem kalben hem de diliyle Allah'ı inkâr eden kâfir olur. 10- Kalbi hâlî olan bir kimse kendi ihtiyariyle ikrarda bulunursa küfürden kurtulur. Mecburen ikrar ederse küfretmiş sayılmaz. 11- Kalbi hâlî olup diliyle inkâr eden kimsenin hükmü onuncu kısmın aksinedir. 12- Hem kalbi hem dili hâlî bir kimse tetkik ve te'emmül müddetini geçirmişse tekfiri vâcib olur. Münafıklığına hükmedilmez. Bu taksimden anlaşılır ki, münafık, dışı içine uymayan kimsedir.
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİman · 25. bâb — Münafık Hasletlerini Beyan Bâbı
Hadis No210
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.