Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Cuma · 1973← ÖncekiSonraki →
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Cuma (no. 1973)
وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَلاَّمٍ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ، - يَعْنِي ابْنَ مُسْلِمٍ - عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ فِي الْجُمُعَةِ لَسَاعَةً لا يُوَافِقُهَا مُسْلِمٌ يَسْأَلُ اللَّهَ فِيهَا خَيْرًا إِلاَّ أَعْطَاهُ إِيَّاهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَهِيَ سَاعَةٌ خَفِيفَةٌ
Türkçe Çeviri
Bize Abdurrahman b. Sellâm El-Cumahî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Rabi' (yânî İbn Müslim) Muhammed b. Ziyâd'dan, o da Ebu Hüreyre'den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den naklen vâyet etti ki, şöyle buyurmuşlar: «Hakikaten cum'âda öyle bir saat vardır kir şayet bir Müslüman etmiş ve: «Bu hadîs mevkûfdur; onu merfû' rivâyet eden vehme kapılmışdır.» demişdir. Ebû Râfi' hadîsini Dârekutnî «El-ilel» inde rivâyet eder. Ebû'l-Ahvas rivâyetini yine Dârakutni rivâyet etmiş ve: «Galiba bu hadîs İbn Mes'ûd'dan rivâyet edilmiş olacakdır.» demişdir. Ebû Bürde ile Mücâhid rivâyetlerini dahi Darakutnî tahrîc etmişdir. Ya'kûb b. Abdirrahmân rivâyetini: Ebû Ömer İbn Abdilberr tahrîc etmiş ve sahih olduğunu söylemişdir. «Namaz kılarken...» ve «Allah'dan bir şey dilerse.» cümleleri müteradif yahut mütedâhil birer hâl cümlesidir. Bazıları bunların «müslüman»a sıfat olduklarını söylemişlerse de, doğru değildir. Çünkü hadîsdeki « Müslim » kelimesi «Abd» in sıfatıdır. Sıfat ile mevsûf bir şey hükmündedirler. Nekire olan «Abd» kelimesi, sıfat alınca ma'rife hükmüne girmişdir. Binâenaleyh ondan sonra gelen cümleler sıfat olamazlar. Çünkü ma'rifeden sonra gelen cümleler hâl olurlar. Bir rivâyette «namaz kılarken», diğer rivâyetde «kalkıp namaz kılarken.» buyurulmuş olması hakîkaten ayağa kalkarak namaz kılmaya ihtimâlli olduğu gibi, bundan duâ, intizâr ve devam gibi mânâların kasdedilmiş olması da mümkündür. Nevevî diyor ki: «Bazıları (namaz kılarken) cümlesinin, (duâ ederken) mânâsına geldiğini; (ayağa kalkarak) sözünden de (devam) mânâsı kasdedildiğini söylemişlerdir. » Nevevî 'nin bu ihtimâlleri nakletmesi, cumâ günündeki icabet saatini tâyin hususunda vârid olan iki sahîh hadîs hakkında işkâl çıkmaması içindir. Bu hadîslerden biri icabet saatinin hatîb minbere çıkıp oturdukdan namazın sonuna kadar devam ettiğini; diğeri ikindiden sonra başlayıp, güneş kavuşuncaya kadar sürdüğünü bildirmektedir. Görülüyor ki birinci hadîse göre icabet saati hutbe halindedir. Bu hâl ise hakîkaten namaz değildir. İkinci hadîse göre dahi namaz hâlinde değildir. Rivâyete nazaran Hazret-i Ebû Hüreyre o hadîsi rivâyet ettik-den sonra şunları söylemiş: «Müteakiben Abdullah b. Sellâm'a rastlayarak, ona bu hadîsi söyledim. Abdullah: — Ben, bu icabet saatini biliyorum; dedi. Ben: saata rastlar da Allah'dan bir hayır dilerse, Allah onu kendisine mutlakça verir.» (Ebâ Hüreyre) : O hafif bir saattir., demiş.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İbadetNamaz
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbCuma · Cuma
Hadis No1973
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile