وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنِي يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - عَنْ عُثْمَانَ بْنِ، الأَسْوَدِ عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ نُوقِشَ الْحِسَابَ هَلَكَ " . ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ أَبِي يُونُسَ .
Bu kayıttaki metin
Bana yine Abdurrahman b. Bişr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Yahya (bu zat Kattan'dır) , Osman b. Esved'den, o da İbn Ebî Müleyke’den, o da Âişe 'den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den naklen rivâyet etti. (Şöyle buyurmuşlar) : «Her kim hesabta münakaşa edilirse helâk olmuştur.» Sonra râvi, Ebû Yûnus'un hadîsi gibi anlatmıştır. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu-ilim», «Kitâbu't-Tefsir» ve «Kitabu’r-Rikâk»'da; Nesâî «Kitâbu't-Tefsir»'de muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Hesab münakaşasından murad; kulun bütün amellerini sayıp dökmektir. Kâdî Iyâz 'ın beyânına göre «azab olunur» cümlesinin iki mânâsı vardır. Biri hesabın münakaşası, günahları arzederek onlardan dolayı kulu tevkif etmektir. Kul için bu da bir azab sayılır. Zîra bunda tevbih ve azar vardır. Diğeri cehennem azabına müncer olmasıdır. Hadîsin ikinci rivâyetinde «azab olunur» yerine «helâk olmuştur» bu-yurulması bu mânâyı te'yid eder. Nevevî bu ikinci mânâyı sahih bulmuş ve şunları söylemiştir: «Hadîsin mânâsı şudur: Kulların hâli ekseriyetle kusur etmektir. Bir kimsenin bütün amelleri hesab edilir de affa uğramazsa helâk olur ve cehenneme girer. Lâkin Allahü teâlâ şirkten maada günahları dilediği kullarına affeder.» Bu hadîs hususunda Darekutnî, Buhârî ile Müslim 'e itiraz etmiş ve: «Ulemâ bu hadîsin İbn Ebî Müleyke'den rivâyeti hulusunda ihtilâf etmiş. Hadîs kimi İbnü Ebî Müleyke'den, o da Âişe 'den naklen, kimi de İbn Ebî Müleyke'den, o da Kaâsim'dan, o da Âişe 'den naklen rivâyet olunmuştur.» demişse de bu itiraz zayıftır. Çünkü bu onun bir defa Kaâsım vasıtasiyle Âişe 'den bir defada vasıtasız olarak doğrudan doğruya Hazret-i Âişe 'den işittiğine hamlolunmuştur.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com