حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يَقُولُ، مَا سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ لِحَىٍّ يَمْشِي أَنَّهُ فِي الْجَنَّةِ إِلاَّ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلاَمٍ .
Türkçe Çeviri
Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İshâk b. İsâ rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Mâlik, Ebû'n-Nadr'dan, o da Âmir Sa'd'dan naklen rivâyet etti. (Dedi ki) : Babamı şunu söylerken işitim: Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Ji yürüyen bir canlı için: »Bu cennettedir» derken işitmedim. Yalnız Abdullah b. Selâm için (soylediği) müstesna! Bu hadîsi Buhârî «Menâkıbu'l-Ensar» bahsinde; Nesâî «Kitâbu'l-FedâiKde tahric etmişlerdir. Ulemâdan bazıları: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Sa'd dahil olmak üzere on zâtı sağlıklarında cennetle müjdelediği halde Sa'd bu sözü nasıl söyleyebilmiştir!» demişlerdir. Hattâbî buna cevâb vermiş: «Sa'd (radıyallahü anh) kendisini tezkiyeden çekinmiş, ün kardeşi için gördüğü hakkı kendinde görememiştir» demiştir. Bu husûsda Nevevî şunları söyler: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in: «Ebû Bekr cennettedir; Ömer cennettedir; Osman cennettedir ve Ali cennettedir...» buyurarak on zâtı sonuna kadar saydığı sübut bulmuştur. Hazret-i Hasan'la Hüseyn'in cennet gençlerinin efendileri olduğunu Ukâşe ile Sabit b. Kays ve başkalarının da bunlar arasında bulunduğunu haber verdiği dahi sübût bulmuştur. Fakat bu Sa'd’ın sözüne muhalif değildir. Çünkü Sa'd onun başkalarını cennetle müjdelemesinin aslını inkâr etmemiş, sadece ben işitmedim, demiştir...» Hazret-i Abdullah b. Selâm cennetle müjdelenen bahtiyarlardan biridir. Cahiliyyet devrinde ismi Husayn imiş. Bilâhere Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine Abdullah İsmini vermiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com