حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا عَارِمُ بْنُ الْفَضْلِ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ أَسَرَّ إِلَىَّ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سِرًّا فَمَا أَخْبَرْتُ بِهِ أَحَدًا بَعْدُ . وَلَقَدْ سَأَلَتْنِي عَنْهُ أُمُّ سُلَيْمٍ فَمَا أَخْبَرْتُهَا بِهِ .
Türkçe Çeviri
Bize Haccac b. Şâir rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ârim b. Fadl rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mu'temir b. Süleyman rivâyet etti. (Dedi ki) : Babamı Enes b. Mâlik'den naklen rivâyet ederken dinledim. Enes şöyle dedi: Nebiyyulluh (sallallahü aleyhi ve sellem) bana bir sır söyledi, ondan sonra bu sırrı kimseye haber vermedim. Onu bana Ümmü Süleym de sordu ama ona da haber vermedim. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l-istizan»'da tahric etmiştir. Bazıları bu sırrın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in kadınlarına ait olduğunu söylemiş: «Bilinmesi gereken bir şey Gİsa Hazret-i Enes'in onu gizlemesi caiz olmazdı.» demişlerdir. Hazret-i Enes'in mezkûr sırrı annesine söylememesi bu husûsda mübalâğa içindir. Annesinden gizleyince, başkalarına söylemiyeceği evleviyette kalır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com