وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سَلِيمٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ وَقَالَ بَدَلَ أَتَمَّهَا أَحْسَنَهَا .
Bu kayıttaki metin
Bu hadîsi bana Muhammed b. Râfi' de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Mehdî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Selim bu isnadla bu hadîsin mislini rivâyet etti. Ve «Etemmelıâ» yerine «Ahsenehâ» dedi. Bu hadîsi Buhârî «Kitabu'l-Menâkıb»'de, Nesâî «Tefsir» de, Tirmizî «Emsal» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in burada bir teşbihi temsili yaptığı görülüyor. Bu teşbihin hususiyeti müşebbehin bütün hallerinden bir vasıf alınarak müşebbehün bihin hallerinden bir vasfa benzetmektir. Burada da şöyle denilir: Resûlü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) peygamber leri ve onların getirdiklerini güzel ahlâka irşad meselelerini sağlam temel üzerine bütün teferruatıyle mükemmel ve güzel bir şekilde kurulan yalnız bir kerpiç yeri eksik bırakılan binaya benzetmiştir. Peygamber imiz (sallallahü aleyhi ve sellem) güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildiğine göre o binanın kusurunu tamamlayan kerpiç odur. Hadîs-i şerif anlatmayı kolaylaştırmak için darb-ı mesel getirmenin caiz olduğuna, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in şâir peygamber lerden efdaliyetine ve Allahü teâlâ'nın onunla peygamber ler dizisine son verdiğine delildir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com