حَدَّثَنِي حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ كُنْتُ عِنْدَ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ فَأَتَاهُ آتٍ فَقَالَ إِنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ وَابْنَ الزُّبَيْرِ اخْتَلَفَا فِي الْمُتْعَتَيْنِ فَقَالَ جَابِرٌ فَعَلْنَاهُمَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَهَانَا عَنْهُمَا عُمَرُ فَلَمْ نَعُدْ لَهُمَا
Türkçe Çeviri
Bana Hâmid b. Ömer El-Bekravî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdülvâhid, Âsi m'dan, o da Ebû Nadra'dan naklen rivâyet etti. Şöyle dedi: «Câbir b. Abdillâh'ın yanındaydım. (Bir ara) ona biri gelerek: — İbn Abbâs ile İbn Zübeyir iki müt'a hakkında ihtilâf ettiler; dedi. Bunun üzerine Câbir: — Biz, onları Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile (beraber bulunduğumuz zamanlar) yaptık. Sonra Ömer, bunların ikisini de yapmaktan bizi men etti. Bir daha biz de onları yapmadık; dedi.» iki müt'adan murâd: Hacc-ı temettü ile nikâh-ı müt'adır. Nikâh-ı müt'anm ne olduğuna biraz yukarda işaret etmiştik. Bu bahis, yeri gelince görülecektir. Nikâh-ı müt'anın hükmü ilelebet kaldırılmıştır. Buradaki hacc-ı temettu'dan murâd: Haccı, ömreye tebdil etmektir. Bu mes'elenin ihtilaflı olduğunu geçen rivâyetlerde görmüştük.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com