Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İman (no. 117)
وَحَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي قَالاَ، جَمِيعًا حَدَّثَنَا قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ نَحْوَ حَدِيثِ شُعْبَةَ . وَقَالَ " أَنْهَاكُمْ عَمَّا يُنْبَذُ فِي الدُّبَّاءِ وَالنَّقِيرِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ " . وَزَادَ ابْنُ مُعَاذٍ فِي حَدِيثِهِ عَنْ أَبِيهِ قَالَ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلأَشَجِّ أَشَجِّ عَبْدِ الْقَيْسِ " إِنَّ فِيكَ خَصْلَتَيْنِ يُحِبُّهُمَا اللَّهُ الْحِلْمُ وَالأَنَاةُ " .
Türkçe Çeviri
Bana Ubeydullah b. Muâz rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize babam rivâyet etti. H. Bize Nasr b. Alîy el-Cahdamî dahi rivâyet etti. Dedi ki: Bana babam haber verdi. İkisi (nin babaları) hep birden demişler ki: Bize Kurratü'bnû Hâlid , Ebû Cemre'den, o da İbn Abbâs'dan, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den naklen bu hadîsi Şu'be'nin hadîsi gibi rivâyet etti. (Bu rivâyette) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) «Sizi dübbâ, nakir, hantem ve müzeffet'de ekşitilen hoşafdan nehyediyorum.» buyurmuş: İbn Mu âz babasından naklen rivâyet ettiği hadisinde şu cümleyi de ziyade etmiştir: «Babam dedi ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Eşecc'e, Abdülkays’ın Eşecc'ine: «Hakikaten sende Allah'ın sevdiği iki haslet var. Vakar ve teenni.» buyurdu. Hilm: Akıl, vekar ve sabır ma'nalarına gelir. Enâet: Acele etmeyip teenni ile hareket etmektir. Eşecc: Başı yarık ma'nasınadır. Eşecc'in ismi el-Münzir b. Âiz'dir. Sahih ve meşhur olan bu ise de ismi yine de ihtilaflıdır. İbn’l-Kelbî'ye göre el-Münzir b. el-Hâris'dir. Bazıları el - Münzir b. Âmir olduğunu söylemiş; bir takımları el-Münzir b. Ubeyd, daha başkaları Abdullah b. Avf olduğunu rivâyet etmişlerdir. Hatta Âiz b. el-Münzir olduğunu iddia edenler bile vardır. Bu zât Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in mektubunu Abdülkays kabilelerine götüren Münkız b. Hayyan (radıyallahü anh) ’ın kayın pederidir. Yüzünde kılıç veya bıçak yarasından kalma iz bulunduğu için Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine «Eşecc» yani başı yarık lakabını vermişti. Sonraları Eşeccü Abdilkays diye şöhret buldu. Bu lakab hâdisesi şöyle olmuştur: Abdulkays hey'eti Medine'ye vâsıl olunca derhal Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in yanına koştular. Yalnız Eşecc hayvanların yanında kalarak eşyayı topladı; devesini bağladı; ve en güzel elbisesini giydikten sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in huzuruna gitti. Hazret-i Fahr-i Kâinat (sallallahü aleyhi ve sellem) onu yanına oturtmak suretiyle kendisine ikram ve iltifatta bulundu. Sonra hey'ete şunu sordu: «Gerek kendiniz gerekse kavminiz için bey'at ediyor musunuz?» Hey'et: «Evet» diye cevap verdiler. O zaman Eşecc şunları söyledi: «Ya Resûlüllah ! şüphesiz ki sen bir kişiden, dininden daha aziz bir şey istemedin. Biz kendi nâmımıza sana beyat ederiz. Sen de bizimle birlikte onları dine da'vet edecek birini gönderirsin. Artık bize tâbi' olan bizden olur. Tâbi' olmayanı da öldürürüz...»' Eşecc'in bu sözleri üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Doğru söyledin. Hakikaten sende Allah'ın sevdiği iki haslet var: Vakar ve teenni.» buyurdu. Ebû Ya’lâ'nın Müsned'i ile diğer bazı eserlerde kaydedildiğine göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu söyleyince Eşecc «Bu hasletler bende eskiden mi vardı yoksa yeni mi peyda oldular?» diye sormuş. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Hayır eskidir.» buyurmuş. Eşecc: «Beni sevdiği iki hasletle yaratan Allah'a hamdolsun..» demiştir. Hadis-i Şerif, fitneye düşürmeyeceğinden emin olmak şartıyle bir kimseyi yüzüne karşı medhetmenin caiz olduğuna delâlet ediyor. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu bir çok ashabına karşı yapmıştır. Bâ husus Hazret-i Ebû Bekir (radıyallahü anh) hakkında: «Eğer bir kimseyi kendime yakın dost ittihâz etseydim Ebû Bekir'i dost edinirdim.» demiş; Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) 'a: «Şeytan bir yolda sana rastlasa mutlaka başka yola sapar.» buyurmuş; Hazret-i Ali (radıyallahü anh) 'a: dahi: «Bana nisbetle sen, Mûsa'ya nisbetle Harun yerîndesin.» hadîsiyle medh-u senada bulunmuştur. Bununla beraber: «Medhden sakının; çünkü o insanı boğazlamaktır.» hadis-i şerifiyle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in medheden birine:«Din kardeşinin boynunu vurdun.» buyurması gösteriyor ki, bir kimseyi yüzüne karşı medhde bulunmak tehlikeli bir iştir. Binaenaleyh bu bâbta kaide; fitneden yüzde yüz emin olmadıkça rnedhe yanaşmamaktır...
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İman
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİman · İman
Hadis No117
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.