حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ الْعَدَنِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ، قَالَ تَيَمَّمْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى الْمَنَاكِبِ .
Türkçe Çeviri
“... Ammâr bin Yâsir (radıyallahü anhümâ) 'den rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber omuzlarımıza kadar teyemmüm ettik. 610) (radıyallahü anh) ’den Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir : (Yer (yüzü), benim için mescid ve taharet sebebi kılındı.) 611) . Âişe (radıyallahü anhâ) , (kız kardeşi) Esma (radıyallahü anhâ) 'den emaneten bir gerdanlık almış idi. ( Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber yapılan bir yolculuk esnasında) bu gerdanlık kaybolmuş ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) (Üseyd bin Hudayr (radıyallahü anh) 'ın başkanlığında) bir kaç kişiyi gerdanlığı aramaya gönderdi. Gidenler, namaz vakti olunca su bulamadıkları için abdestsiz olarak namazlarını kılmışlardı. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in yanına (dönüp) gelince hallerini O'na arzettiler. Bunun üzerine teyemmüm âyeti nazil oldu. Üseyd bin Hudayr (radıyallahü anh) , Âişe (radıyallahü anhâ) 'ya: Allah seni hayırla mükâfatlandırsın. Vallahi senin başına ne gelmiş ise mutlaka Allah senin için onda bir çıkar yol ihsan kılmış ve o işte müslümanlar için bir bereket kılmıştır. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com