حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا أَبُو شِهَابٍ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، قَالَ أَتَيْتُهُ يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " ادْنُ ". فَدَنَوْتُ فَقَالَ " أَيُؤْذِيكَ هَوَامُّكَ ". قُلْتُ نَعَمْ. قَالَ " فِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ أَوْ صَدَقَةٍ أَوْ نُسُكٍ ". وَأَخْبَرَنِي ابْنُ عَوْنٍ عَنْ أَيُّوبَ قَالَ صِيَامُ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ، وَالنُّسُكُ شَاةٌ، وَالْمَسَاكِينُ سِتَّةٌ.
Türkçe Çeviri
Ka'b ibn Ucre (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Ben O'nun, yani Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in yanına geldim: — "Bana yakın gel!" buyurdu. Yanına yaklaştım. — "Haşerelerin sana eziyet veriyor mu?" diye sordu. — Evet veriyor, dedim. — " (Başını tıraş et!) Sana oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lâzımdır" buyurdu. İbn Şihâb dedi ki: Bana İbnu Avn, Eyyûb'dan tahdîs etti ki, o: "Sana üç gün oruç yahut kurban yahut altı fakiri doyurmak..." diye söylemiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com