Yiyecek ve İçecek

1.960 hadis

Yiyecek ve İçecek ile ilgili hadisler

1.960 rivayetten ilk 30'i. Tamamı için konu gezginini açın.

  1. Bâbam Ebû Katâde, Hudeybiye yılında gitti. Arkadaşları ihrama girdiler, fakat kendisi ihrama girmemişti. Çünkü Peygamber 'e bir düşmanın kendisiyle harbedeceği haberi söylenmişti. Peygamber gitti. Ben O'nun sahâbîleri arasında bulunduğum sırada, onların bir kısmı diğer bir kısmına doğru güldü. Ben etrafa baktım.…

  2. Biz Hudeybiye senesi Peygamber 'in beraberinde gittik. Peygamber 'in sahâbîleri ihrama girdiler, fakat ben ihrama girmemiştim. Bir ara bize Gayka'da düşman bulunduğu haberi verildi. Biz o düşmanın bulunduğu cihete yöneldik. Arkadaşlarım bir yaban eşeği gördüler. (İhrâmlı bulunduklarından hayretle) birbirlerine gülmeye…

  3. Bizler Peygamber 'in beraberinde el-Kaaha mevkiinde bulunuyorduk. Bizlerden kimimiz ihrâmlı, kimimiz ihrâmsız idi. Arkadaşlarımı gördüm ki, onlar birbirlerine bir şey gösteriyorlar. Ben de baktım ve bir yaban eşeğiyle karşılaştım. Râvî dedi ki: Ebû Katâde'nin kamçısı düştü. Oradakiler: — Bizler sana o av üzerine…

  4. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Beyt'i ziyaret edici olarak (Medine'den) yola çıktı. O'nun beraberinde sahâbeler de yola çıktılar. (Zu’l-Huleyfe'den otuzdört mil mesafedeki Ravhâ'ya ulaştıklarında müşriklerden bir düşman grubunun kendilerine saldıracağını Peygamber 'e haber verdiler.) Bunun üzerine Peygamber…

  5. Rasûlüllah 'a Ebvâ'da yahut Veddân'da bulunduğu sırada bir yaban eşeği hediye etmişti. Fakat Rasûlüllah bunu kabul etmeyip geri çevirmişti. Rasûlüllah , Sa'b'ın yüzündeki üzülme işaretini görünce (onun gönlünü hoş etmek için) : " Biz senin hediyeni reddetmedik, şu kadar ki bizler ihrâmlı bulunuyoruz " buyurdu.

  6. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : " Hayvanlardan beş (nevi') vardır ki, bunları öldürmekte ihrâmlıya hiçbir günâh yoktur” buyurmuştur. Yine Mâlik, Abdullah ibn Dinar'dan; o da Abdullah ibn Omer'den; Rasûlüllah şöyle buyurdu... demiştir.

  7. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : " İhrâmlı kişi bu hayvanları öldürür " buyurmuştur.

  8. Hayvanlardan beş nevi' var ki, bunları öldüren kimse üzerine günah yoktur: Karga, çaylak, fare, akreb ve yırtıcı köpek ".

  9. Yeryüzünde gezen hayvanlardan beş nevi' vardır ki, bunların hepsi de fâsıktır. Bunları insan Harem içinde de öldürür (Bunlar) : Karga, çaylak, akreb, fare ve yaralayıcı köpektir ".

  10. Bir gün biz Peygamber ile beraber Minâ'daki bir mağarada bulunduğumuz sırada, Peygamber 'e Ve’l-Mürselâti Sûresi inmişti de, Peygamber bu sûreyi okuyor, ben de bu sûreyi O'nun ağzından almaya çalışıyordum. Peygamber 'in ağzı bu sûrenin verdiği tatlılıkla taze ve yaş hâlde bulunuyordu. Ansızın üzerimize bir yılan hücum…

  11. Âişe; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) , keler cinsi için " Fâsıkcıktır" buyurdu; fakat bunu öldürmeyi emrettiğini işitmedim, demiştir. Ebû Âbdillah el-

  12. Ey Emîr, Mekke'nin fethinin ertesi günü Rasûlüllah 'ın ayağa kalkıp söylediği bir sözü (yânı hutbeyi) sana haber vermeme bana izin ver. O hutbeyi şu iki kulağım işitti, kalbim belledi, söyleyeni de söylemekte bulunduğu anda gözlerim gördü. Rasûlüllah Allah'a hamd ve sena ettikten sonra, şöyle buyurdu: "Muhakkak ki,…

  13. Şübhesiz Allah Mekke'yi harem kılmıştır. Artık Mekke benden evvel hiçbir kimse için halâl olmadı; benden sonra da hiçbir kimse için halâl olmayacaktır. O benim için de, yalnız bir gündüzün bir saatinde halâl kılınmıştır. Mekke'nin yaş otu koparılmaz, ağacı kesilmez, av hayvanları ürkütülüp rahatsız edilmez, yitiği…

  14. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke'yi fethettiği gün şöyle buyurdu: " (Fetihten sonra) hicret yoktur. Lâkin cihâd ve niyet vardır. Cihâda da'vet olunduğunuzda hemen seferber olup çıkınız . Şübhesiz bu Mekke beldesini Allah, gökleri ve yeri yarattığı günden beri haram kılmıştır. Bu şehir, Allah'ın haram…

  15. Sonra ben Amr İbn Dinar'ı ikinci defa işittim; o şöyle diyordu: Bana Tâvûs el-Yemânî, İbn Abbâs'tan tahdîs etti. Sufyân dedi ki: Ben, belki Amr ibn Dînâr bu hadîsi her ikisinden, yani hem Atâ'dan, hem de Tâvûs'tan işitmiştir, dedim.

  16. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ihrâmlı iken Lahyu Demel denilen mevkide başının ortasından kan aldırma tedavisi yaptırdı, demiştir..

  17. Bana Atâ ibnu Ebî Rebâh, İbn Abbâs 'tan, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in Haris kızı Meymûne ile (yedinci hicret yılında umre için) ihrâmlı iken evlendiğini tahdîs etmiştir.

  18. Bir kimse ayağa kalktı da: — Yâ Rasûlallah! Bize ihramda elbiselerden neleri giymemizi emredersin! dedi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: — "Gömlek, donlar, başlıklar, bornuslar giymeyiniz. Ancak iki ediği bulunmayan bir kimse olursa, o mest giysin ve mestlerin de iki topuktan aşağısını kessin.…

  19. (Arafat'ta taşların yanında) bir adamın dişi devesi, sahibi olan bu adamın boynunu kırdı ve onu öldürdü. Akabinde bu zâtın cesedi Rasûlüllah 'a getirildi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : " Onu yıkayın, kefenleyin, fakat başını örtmeyin ve ona hiçbir koku da yaklaştırmayın. Çünkü bu zât telbiye okuyarak…

  20. senden: Rasûlüllah ihrâmlı iken başını nasıl yıkar idi? diye soruyorum, dedim. Ebû Eyyûb elini kendini perdeleyen bez üzerine koydu ve bezi (başı hizasından göğsüne kadar) indirdi. Ve böylece başı bana açılıp göründü. Bundan sonra kendi üzerine su dökecek olan adama: Su dök! diye emretti. O adam da Ebû Eyyûb'un başı…

  21. Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den işittim, (Veda Haccı'nda) Arafat'ta hutbe okurken, ihrâmlı için " İki na'lın, yânı edik bulamayan, iki mest giysin; izâr (yani göbeğinden aşağısını örtecek bir bez) bulamayan da şalvar giysin " buyuruyordu.

  22. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'a ihrâmlı kimse elbiselerden neleri giyer? diye soruldu, Rasûlüllah : " İhrama giren kimse gömlek, başlıklar, şalvarlar, bornus, zağferân ve vers ile boyanmış bir elbise (yani bez ve kumaş) giyemez. Eğer iki edik bulamadığı takdirde, iki mest giysin ve onları topuklardan…

  23. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) -Veda Haccı'nda Arafat'ta bizlere hitâb edip: " İhrama girecek kimse izâr (yani belinden aşağısını örtecek bez, kumaş) bulamadığı zaman şalvar, yani don giysin; iki edik bulamayan da iki mest giysin " buyurdu

  24. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) -hicretin yedinci yılındaki zu’l-ka'de ayında umre yaptı. Mekke ahâlîsi, onu Mekke'ye girmeğe bırakmamışlardı. Nihayet Peygamber , Mekkeliler'le, Mekke'ye hiçbir silâh sokulmayacak, ancak kılıf içinde kılıç sokulacak diye hükümleşmişti.

  25. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Medine ahâlîsi için Zu’l-Huleyfe'yi, Necd ahâlîsi için Karne'l-Menâzil mevkiini, Yemen ahâlîsi için Yalemlem'i mîkaat ta'yîn etti. Bu mahaller, hacc ve umre etmek isteyen bu memleketler ahâlîleri ile diğer memleketler halkından yollan bu mevki'lere uğrayan kimselerin…

  26. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) fetih senesi Mekke'ye, başında demirden bir miğfer olduğu hâlde girdi. Rasûlüllah bu miğferi başından çıkardığı zaman bir kimse geldi de: İbnu Hatal Ka'be'nin örtüsüne sarılmış (duruyor) , dedi. Rasûlüllah sahâbîlerine: " İbnu Hatal'ı öldürünüz! " buyurdu.

  27. Ben Rasûlüllah 'ın beraberinde idim. O'na; üzerinde bir cübbe, sarılık izi yahut benzeri bir boya izi bulunan bir kimse geldi. Omer ibnu'l-Hattâb bana: Üzerine vahy indiği zaman Rasûlüllah 'ı görmeyi arzu eder misin? der dururdu. Bu, sırada Rasûlüllah 'a vahy indi. Sonra Rasûlüllah 'tan vahy hâli sıyrıldı. Rasûlüllah…

  28. Ve bu arada bir adam diğer bir adamın elini ısırdı, yani eli ısırılan kişi, elini çekmekle, ısıranın dişlerinden birini kökünden söktü. Peygamber o sökülen dişi heder kıldı, yani onu diyetsiz bıraktı.

  29. Bir kimse Arafat'ta Peygamber 'in beraberinde vakfe yaparken ansızın devesinden düştü. Düşer düşmez de devesi onun boynunu kırdı (ve öldürdü) . Râvî burada aynı ma'nâya gelen iki ta'bîri terdîdle haber vermiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : " Bu ihrâmlı adamın cesedini su ve sidr ile yıkayın ve onu iki…

  30. Bir kimse Arafat'ta Peygamber 'le beraber vakfe yaptığı sırada birdenbire devesinden düştü. Devesi onun boynunu kırdı (ve öldürdü) . Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : “ Bu adamı su ve sidr ile yıkayın ve onu iki bez içinde kefenleyin, ona hiçbir koku sürmeyin, başına bez sarmayın ve onu buhur ile…

Konu gezgininde aç →
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile