Sünnet

1.599 hadis

Sünnet ile ilgili hadisler

1.599 rivayetten ilk 30'i. Tamamı için konu gezginini açın.

  1. Yahûdîler'den bir adam, Omer'e: — Ey Mü'minlerin Emîri, eğer şu "Bu gün sizin dîninizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nîmetimi tamamladım ve size dîn olarak müslümânlığı hoşnûd oldum... " (el-Mâide: 4) âyeti biz Yahudiler üzerine inmiş olaydı, muhakkak bizler onun indiği günü bir bayram yapardık, dedi. Bunun üzerine…

  2. kendisi, müslümânların Ebû Bekr'e bey'at ettiklerinin ertesi günü Omer'den işitmiştir. Omer, Ebû Bekr'den önce, Rasûlüllah 'ın minberi üzerine doğrulmuş, şehâdet kelimelerini söylemiş, "Amma ba'du (Sözün bundan sonrası şudur) " deyip şunları söylemiştir: — Allah kendi Rasûlü'nü dünyâda sizin yanınızda olan şeyler…

  3. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) beni kendisine çekip sarmaştı da: — "Allah 'ım, buna Kitâb ilmîni öğret!" diye duâ etti, demiştir.

  4. O da Ebû Berze Nadle ibn Ubeyd el-Eslemî'den: Şübhesiz Allahü Taâlâ İslâm Dîni ile ve Peygamber i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) ile sizleri zengin kılmış yahut sizleri kaldırıp yükseltmiştir, dediğini işitmiştir.

  5. Abdullah ibn Omer (radıyallahü anh) , Abdulmelik ibn Mervân'a bir mektûb yazdı da ona bey'atini şöyle bildirdi: "Allah'ın sünneti ve Rasûlü'nün sünneti üzerine gücümün yettiği kadar Mü'minlerin Emîri Abdulmelik ibn Mervân'a, emirlerini dinlemeğe ve itaat etmeye ikrar edip söz veriyorum" dedi.

  6. Ben câmialı sözler ile gönderildim. Ben (düşman gönüllerine) korku salmak suretiyle yardım olundum. Bir de ben uyuduğum sırada kendimi gördüm ki, bana Yer hazînelerinin anahtarları getirildi de benim elimin içine konuldu". Ebû Hureyre: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gitti, Halbuki sizler o hazîneleri nasıl…

  7. Herbir peygamber e muhakkak îmân edilen mu 'cizelerin benzeri yahut insanların o yüzden îmân ettiği mu'cizelerden verilmiştir. Hiç şübhesiz ki bana ihsan olunan (en büyük) mu'cize, Allah'ın bana vahyettiği Kur'ân'dır. Bu sebeble ben kıyâmet günü bütün peygamber lerin en çok ümmetlisi olacağımı ümîd ediyorum!".

  8. Ben şu Ka'be mescidinde onun bakıcısı olan Usmân ibn Ebî Şeybe'nin yanına oturdum. O şöyle dedi: Benim yanıma Omer ibnu'l-Hattâb şu senin oturuşun gibi oturdu da: — Şu Ka'be'nin içindeki sarı ve beyaz, yani altın ve gümüş hiçbirşey bırakmayıp hepsini müslümânlar arasında (onların işleri için) taksim edeyim diye…

  9. Emânet gökten insanların kalblerinin derinliğine iner (ve insanlar bunun üzerine fıtratlanmış olurlar) . Sonra Kur'ân indi, onlar Kur'ân 'ı okudular. İnsanlar sünnetten emâneti ve onunla ilgili şeyleri öğrendiler. (Böylece insanlar için tabîat ve şerîat, emânetin korunması hususunda birleştiler) ...".

  10. “Şübhesiz sözün en güzeli Allah'ın Kitâbı'dır. Yolun en güzeli de Muhammed'in yoludur. İşlerin en şerrlileri de dînde sonradan îcâd edilen bid'atlerdir. Size va'd edilegelen şeyler (tekrar dirilmek ve hâlleri) muhakkak gelecek ve siz bunlardan kaçıp kurtulacaklar değilsiniz!".

  11. Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında bulunduğumuz bir sırada davalı ve davacıya '1\ranızda Allah'ın kitabı ile hükmedeceğim" buyurdu

  12. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : — "Ümmetimin hepsi cennete girecektir. Ancak imtina edenler girmeyecektir" buyurmuştur. Sahâbîler: — Yâ Rasûlallah! Kimler imtina edecekler? diye sordular. Rasûlüllah : — "Her kim bana itaat ederse cennete girecektir. Her kim de bana âsî olursa o da (da'vetimi kabulden ve…

  13. yahut: Ben Câbir ibn Abdillah'tan işittim, şöyle diyordu: Bir kerre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) uyurken yanına birtakım melekler geldi de, bunlardan bâzıları: — Bu zât uyuyor, dedi. Bâzıları da: — Gözü uyuyor, fakat kalbi uyanıktır, dedi. Bunun üzerine bu melekler (birbirlerine) : — Bu dostunuzun yüksek…

  14. Ey Kur'ân okuyucuları topluluğu! (Allah'ın emrine yapışmanız suretiyle) dosdoğru yola giriniz. (Eğer doğru yola girerseniz) şübhesiz sizler açık bir öne geçişle öne geçirilmiş olursunuz. (Eğer emre muhalefet edip de) dosdoğru yoldan sağa ve sola giden yolları tutarsanız, muhakkak pek uzak bir sapıklıkla sapmış…

  15. Benim meselim (benzerim) ve beni kendisiyle size Allah'ın peygamber gönderdiği şeyin meseli, ancak şu adamın benzeri gibidir ki, o, kavmine geldi de: — Ey kavmim! Ben şurada iki gözümle ordu gördüm. (Onlar beni soydular... ben kaçtım, şimdi haber veriyorum) . Görüyorsunuz, ben çıplak bir nezîrim (sizi yarının…

  16. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat edip, arkasından Ebu Bekir halife olunca, Araplardan bazıları küfre geri döndü. Ömer, Ebu Bekir'e dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'İnsanlar la ilahe illallah deyinceye kadar onlarla çarpışmakla emrolundum. La ilah e illallah diyen benden malını ve -haklı…

  17. Bir ara Uyeyne ibn Hısn ibni Huzeyfe ibn Bedr, Medîne'ye gelmiş ve kardeşi oğlu Hurr ibn Kays ibn Hısn'ın evine inip ona konuk olmuştu. Hurr ibn Kays ise Omer'in yakınlarındandı. Meclisinde genç, ihtiyar birtakım kurrâ ve fakîhler bulunurdu. Halîfe onlarla mühim âmme işlerini danışır, istişare ederdi. Uyeyne,…

  18. Ben güneş tutulması sırasında Âişe'nin yanına geldim. İnsanlar hep namaza durmuşlar, Âişe de ayakta durmuş, namaz kılıyordu. Ben: — İnsanlara ne oluyor ki (neden korkuyorlar) ? dedim. Âişe (güneş tutulması meydana geldiğini anlatmak için) gökyüzüne doğru eli ile işaret etti de: — Subhânallâhi, dedi. Ben: — Bu bir…

  19. Sizler, sizi bırakıp teklif etmediğim hususlarda beni kendi hâlime bırakınız! Sizden evvelki ümmetler ancak çok suâl sormaları ve peygamber lerine karşı ihtilâfları sebebiyle helâk olmuşlardır. Ben sizleri birşeyden nehyettiğim zaman, ondan sakınınız. Sizlere birşey emrettiğim zaman da emrimi tutunuz. Gücünüzün…

  20. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : "Müslümanların müslümânlar hakkında şübhesiz en büyük günahlısı o kimsedir ki, insanlara haram edilmedik birşeyin hükmünü sorar da o şey, sırf onun bu sormasından dolayı haram kılınır" buyurmuştur.

  21. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) mescid içinde i'tikâf için hasırdan bir hücre edinmişti. (Ramazânın son onunda) birkaç geceler buradan çıkıp cemâatle hem farz ve hem de terâvîh namazı kılmıştı. Sonunda cemâatin birikip çoğaldığını görünce bir gece yalnız yatsı namazını kıldırıp bu hasır odasına çekilmiş,…

  22. Bir kerresinde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'tan hoşlanmadığı bâzı şeyler soruldu. Sahâbîler bu gibi soruları çoğalttıklarında Rasûlüllah öfkelendi ve: — "Bana istediğinizi sorun!" diye buyurdu. Bunun üzerine (Abdullah isminde) bir adam ayağa kalktı da: — Yâ Rasûlallah! Benim babam kimdir? dedi. Rasûlüllah…

  23. Muâviye, el-Mugîre'ye: " Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'ın namazdan sonra okuduğunu işittiğin şeyi bana yaz!" diye mektûb gönderdi. el-Mugîre de ona şöyle yazdı: — Allah'ın Peygamber i (sallallahü aleyhi ve sellem) her (farz) namazdan sonra şunu söylerdi : “Lâ ilahe ille’llâhu vahdehu lâ şerike lehu.…

  24. Bizler Omer ibnu'l-Hattâb'ın yanında idik. Omer (radıyallahü anh) : Bizler üzerimize renç ve meşakkatli iş olmaktan nehyolunduk, dedi, demiştir.

  25. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) güneş gündüzün ortasından meylettiği zaman hücresinden çıktı ve öğle namazını kıldırdı. Selâm verince minber üzerine çıkıp ayakta durdu. Kıyâmet saatini zikretti ve onun önünde pek büyük işler olacağını söyledi. Sonra: — "Bana birşey sormak isteyen varsa şimdi sorsun. Vallahi bu…

  26. Bir adam: — Ey Allah'ın Peygamber i! Benim babam kimdir? diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) da ona: — "Senin baban Fulân'dır (yani Huzâfe'dir) " buyurdu. Bunun üzerine 'Ey imân edenler! Size apaçık söylenirse fenanıza gidecek şeyler sormayınız..." (el-Mâide: 101) âyeti indi.

  27. İnsanlar birbirlerine birtakım suâller sormaktan asla vazgeçmiyeceklerdir. Hattâ: 'Herşeyi yaratan Allah'tır, fakat Allah'ı kim yaratmıştır?' diyeceklerdir" buyurdu.

  28. Ben Medîne'de Peygamber 'in beraberinde bir tarlada yürüyordum. O da hurma dalından bir deyneğe dayanıyordu. O sırada birkaç Yahudi'ye rastladı. Onların bâzısı: — O'na ruhtan sorun, dedi. Bâzısı da: — Hayır, O'na sormayın, olur ki size hoşlanmayacağınız bir cevâb işittirir, dedi. Derken Ona doğru kalkıp geldiler ve: —…

  29. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) altından bir mühür yüzük edinmişti. Bunu görünce insanlar da altından birtakım yüzükler edindiler. Bunun üzerine Peygamber : — "Ben altından bir mühür yüzük edinmiştim" buyurdu da onu parmağından çıkarıp attı ve: "Ben bundan sonra ebediyyen bu altın yüzüğü takmayacağım" buyurdu.…

  30. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : — "İftar yapmayarak iki ve daha fazla orucu birbirine ulamayın!" buyurdu. Sahâbîler: — Yâ Rasûlallah, Sen orucu bazen birbirine ekliyorsun! dediler. Rasûlüllah : — "Ben sizden hiçbiriniz gibi değilim. Çünkü ben, Rabb'im beni yedirir ve içirir hâlde gecelerim" buyurdu. Fakat…

Konu gezgininde aç →
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile