أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا مَعْنٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَتْهُ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي قَدْ وَهَبْتُ نَفْسِي لَكَ . فَقَامَتْ قِيَامًا طَوِيلاً فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ زَوِّجْنِيهَا إِنْ لَمْ يَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَلْ عِنْدَكَ شَىْءٌ " . قَالَ مَا أَجِدُ شَيْئًا . قَالَ " الْتَمِسْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ " . فَالْتَمَسَ فَلَمْ يَجِدْ شَيْئًا فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَلْ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ شَىْءٌ " . قَالَ نَعَمْ سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا . لِسُوَرٍ سَمَّاهَا . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " قَدْ زَوَّجْتُكَهَا عَلَى مَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " .
Türkçe Çeviri
Bize Hârûn b. Abdullah haber verdi. (Dedi ki:) Bize Ma'n tahdîs etti. (Dedi ki:) Bize Mâlik, Ebû Hâzim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan naklen tahdîs etti ki Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) bir kadın geldi ve, ‘Ey Allah'ın Resûlü! Ben kendimi sana hibe ettim.’ dedi. Kadın uzun süre ayakta kaldı. Bunun üzerine bir adam kalkıp, ‘Eğer senin ona ihtiyacın yoksa onu benimle evlendir.’ dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ‘Yanında herhangi bir şey var mı?’ diye sordu. Adam, ‘Hiçbir şey bulamıyorum.’ dedi. Resûlullah, ‘Demirden bir yüzük bile olsa ara.’ buyurdu. Adam aradı, fakat hiçbir şey bulamadı. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona, ‘Yanında Kur'an'dan bir şey var mı?’ diye sordu. Adam, ‘Evet, falanca sûre ve falanca sûre var.’ dedi ve adlarını söylediği sûreleri saydı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), ‘Seni, yanında bulunan Kur'an karşılığında onunla evlendirdim.’ buyurdu.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.