أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، - يَعْنِي الشَّحَّامَ - قَالَ حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي بَكْرَةَ - أَنَّهُ كَانَ سَمِعَ وَالِدَهُ، يَقُولُ فِي دُبُرِ الصَّلاَةِ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ " . فَجَعَلْتُ أَدْعُو بِهِنَّ فَقَالَ يَا بُنَىَّ أَنَّى عُلِّمْتَ هَؤُلاَءِ الْكَلِمَاتِ قُلْتُ يَا أَبَتِ سَمِعْتُكَ تَدْعُو بِهِنَّ فِي دُبُرِ الصَّلاَةِ فَأَخَذْتُهُنَّ عَنْكَ . قَالَ فَالْزَمْهُنَّ يَا بُنَىَّ فَإِنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَدْعُو بِهِنَّ فِي دُبُرِ الصَّلاَةِ .
Türkçe Çeviri
Ebu Bekre ’nin oğlu Müslim anlatıyor: Babam namazını bitirince şöyle dua ederdi: (Allah’ım! Küfürden, fakirlikten, kabir azabından Sana sığınırım.) Ben de aynı şekilde dua etmeye başlayınca: (Yavrum duaları nereden öğrendin?) dedi. Ben de: (Ey babacığım namazdan sonra senin böyle dua ettiğini işittim ve senden öğrendim) dedim. Bunun üzerine: (Ey yavrum bu dualara devam et çünkü Rasûlüllah namazlarının arkasında böyle dua ederdi) dedi. (Müsned: 19514)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com