أَخْبَرَنَا يُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خُبَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي طَرِيقِ مَكَّةَ فَأَصَبْتُ خَلْوَةً مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَنَوْتُ مِنْهُ فَقَالَ " قُلْ " . فَقُلْتُ مَا أَقُولُ قَالَ " قُلْ " . قُلْتُ مَا أَقُولُ قَالَ " { قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ } " . حَتَّى خَتَمَهَا ثُمَّ قَالَ " { قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ } " . حَتَّى خَتَمَهَا ثُمَّ قَالَ " مَا تَعَوَّذَ النَّاسُ بِأَفْضَلَ مِنْهُمَا " .
Türkçe Çeviri
Abdullah b. Hubeyb babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: ( Mekke yolunda Rasûlüllah ile beraberdim. Bir ara ondan ayrıldım yanına yaklaşınca, bana: (Oku) dedi. Ben de: (Ne okuyayım) dedim. Tekrar: (Oku) buyurdu. Ben de: (Ne okuyayım) dedim. Bu sefer: (Nâs ve Felâk sûrelerini sonuna kadar okuduktan sonra: (İnsanlar bu iki sûreden daha değerli bir şeyle Allah’a sığınmazlar) buyurdu. (Ebû Dâvûd, Edeb: 110; Tirmizî, Dua: 115)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com