أَخْبَرَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ يَعْقُوبَ الصَّبِيحِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ مُوسَى، - يَعْنِي مُحَمَّدًا - قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَفْصٍ، عَنْ يَعْلَى، قَالَ مَرَرْتُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا مُتَخَلِّقٌ فَقَالَ " أَىْ يَعْلَى هَلْ لَكَ امْرَأَةٌ " . قُلْتُ لاَ . قَالَ " اذْهَبْ فَاغْسِلْهُ ثُمَّ اغْسِلْهُ ثُمَّ اغْسِلْهُ ثُمَّ لاَ تَعُدْ " . قَالَ . فَذَهَبْتُ فَغَسَلْتُهُ ثُمَّ غَسَلْتُهُ ثُمَّ غَسَلْتُهُ ثُمَّ لَمْ أَعُدْ .
Türkçe Çeviri
Ya’la ’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah ’in yanına uğramıştım, üzerimde alaca renkle boyanmış bir elbise vardı. Rasûlüllah bana: (Ey Ya’la! Hanımın var mıdır?) buyurdu. Ben de: ( Hayır) dedim. (O halde git onu yıka, bir daha o boya ile boyama!) diye üç sefer tembih etti. Ben de üç sefer yıkadım yıkadım yıkadım ve bir daha o boya ile elbisemi boyamadım. (Tirmizî, Edeb: 51; Müsned: 16891)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com