أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ صَبَّحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيْبَرَ فَخَرَجُوا إِلَيْنَا وَمَعَهُمُ الْمَسَاحِي فَلَمَّا رَأَوْنَا قَالُوا مُحَمَّدٌ وَالْخَمِيسُ . وَرَجَعُوا إِلَى الْحِصْنِ يَسْعَوْنَ فَرَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَيْهِ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ اللَّهُ أَكْبَرُ خَرِبَتْ خَيْبَرُ إِنَّا إِذَا نَزَلْنَا بِسَاحَةِ قَوْمٍ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرِينَ " . فَأَصَبْنَا فِيهَا حُمُرًا فَطَبَخْنَاهَا فَنَادَى مُنَادِي النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَرَسُولَهُ يَنْهَاكُمْ عَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ فَإِنَّهَا رِجْسٌ .
Türkçe Çeviri
Enes ’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah Hayber kalesinin önüne vardığı sabah kaledekiler ellerinde küreklerle kaleden çıkıp bize doğru geliyorlardı. Bizi görünce: ( Muhammed ve ordusu) diyerek hızlıca kalelerine döndüler. Bunun üzerine Peygamber ellerini kaldırarak: ( Allahü ekber, Allahü ekber, Hayber harâb oldu. (yani fethedildi) Biz ordularımızla bir toplumun yurduna inersek uyarılanların sabahı ne kötüdür) buyurdu. Biz orada eşekler yakalayarak pişirdik. Bunun üzerine Rasûlüllah ’in görevlendirdiği birisi şöyle bağırdı: ( Allah ve Rasûlü sizi eşek eti yemekten yasaklar çünkü o pistir.) (İbn Mâce, Zebaih: 13; Müslim, Sayd: 5)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com