أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، قَالَ حَدَّثَنَا بَهْزٌ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَارٌ فَارِسِيٌّ طَيِّبُ الْمَرَقَةِ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ يَوْمٍ وَعِنْدَهُ عَائِشَةُ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ بِيَدِهِ أَنْ تَعَالَ وَأَوْمَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى عَائِشَةَ أَىْ وَهَذِهِ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ الآخَرُ هَكَذَا بِيَدِهِ أَنْ لاَ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا .
Türkçe Çeviri
Enes ’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah ’in Farslı bir komşusu vardı, güzel çorba pişirirdi. Bir gün Rasûlüllah ’e geldi. Rasûlüllah ’in yanında Âişe vardı. O adam eliyle işaret ederek Rasûlüllah ’in gelip pişirdiği çorbadan yemesini istedi. Rasûlüllah ’de Âişe ’ye işaret ederek bu hanımım Âişe ’de gelirse olur demek istedi. O adam da yine eliyle işaret ederek iki veya üç kere olmaz manasına işaret etti (yani sadece Seni davet ediyorum hanımın gelmesin dedi) . (Müslim, Eşribe: 21; Tirmizî, Etıme: 42)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com