أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ الْعَلاَءِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، سَمِعَ مُحَمَّدَ بْنَ قَيْسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِنْ ضَرَبْتُ بِسَيْفِي فِي سَبِيلِ اللَّهِ صَابِرًا مُحْتَسِبًا مُقْبِلاً غَيْرَ مُدْبِرٍ حَتَّى أُقْتَلَ أَيُكَفِّرُ اللَّهُ عَنِّي خَطَايَاىَ قَالَ " نَعَمْ " . فَلَمَّا أَدْبَرَ دَعَاهُ فَقَالَ " هَذَا جِبْرِيلُ يَقُولُ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ عَلَيْكَ دَيْنٌ " .
Türkçe Çeviri
Abdullah b. Ebu Katade babasından naklediyor ve şöyle diyor: Rasûlüllah minberde iken bir adam geldi ve: ( Ey Allah’ın Rasûlü! Allah yolunda kılıcımı çekip sabrederek ve mükafatımı da Allah’tan bekleyerek ön de gidip geri kalmaksızın düşmanla savaşırken öldürülürsem, Allah; tüm günahlarımı affeder mi?) Rasûlüllah : (Evet) dedi. Adam, dönüp giderken Rasûlüllah onu çağırdı ve Cibril bana şimdi haber verdi. (Borcun varsa o müstesnadır) buyurdu. (Dârimi, Cihad: 21; Tirmizî, Fedailül Cihad: 11)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com