أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ حُسَيْنٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ امْرَأَةً، مِنْ أَهْلِ الْيَمَنِ أَتَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَبِنْتٌ لَهَا فِي يَدِ ابْنَتِهَا مَسَكَتَانِ غَلِيِظَتَانِ مِنْ ذَهَبٍ فَقَالَ " أَتُؤَدِّينَ زَكَاةَ هَذَا " . قَالَتْ لاَ . قَالَ " أَيَسُرُّكِ أَنْ يُسَوِّرَكِ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ بِهِمَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ سِوَارَيْنِ مِنْ نَارٍ " . قَالَ فَخَلَعَتْهُمَا فَأَلْقَتْهُمَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ هُمَا لِلَّهِ وَلِرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم .
Asıl metin · Nesâî · Zekât · 2479
Amr b. Şuayb , babasından ve dedesinden aktararak şöyle diyor: Yemenli bir kadın Rasûlüllah ’e geldi. Yanında bir kız çocuğu vardı çocuğun elinde iki tane kalın altın bilezik vardı. Rasûlüllah : ( Bunların zekatını verdin mi?) buyurdu. Kadın: ( Hayır) dedi. Rasûlüllah : ( Aziz ve Celil olan Allah’ın kıyamet günü onların yerine iki tane ateşten bilezik takması seni sevindirir mi?) buyurdu. Bunun üzerine kadın ikisini de çıkararak Peygamber ’uzattı ve, bu iki bilezikte Allah ve Rasûlüne aittir dedi. (Ebû Dâvûd, Zekat: 3; Müsned: 6159)