أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنَا طَلْحَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَتْنِي عَائِشَةُ بِنْتُ طَلْحَةَ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَأْتِيهَا وَهُوَ صَائِمٌ فَقَالَ " أَصْبَحَ عِنْدَكُمْ شَىْءٌ تُطْعِمِينِيهِ " . فَنَقُولُ لاَ . فَيَقُولُ " إِنِّي صَائِمٌ " . ثُمَّ جَاءَهَا بَعْدَ ذَلِكَ فَقَالَتْ أُهْدِيَتْ لَنَا هَدِيَّةٌ . فَقَالَ " مَا هِيَ " . قَالَتْ حَيْسٌ . قَالَ " قَدْ أَصْبَحْتُ صَائِمًا " . فَأَكَلَ .
Türkçe Çeviri
Mü’minlerin annesi Âişe ’dan rivâyete göre, Peygamber yanıma oruçlu olduğu halde gelir ve: ( Yanınızda yiyecek bir şeyler var mı?) derdi. Biz de: ( Hayır) deyince, (Öyleyse ben oruçluyum) derdi. Ondan sonra tekrar geldiğinde biz kendisine dedik ki: (Bize bir yemek hediye edildi.) Bunun üzerine: ( Nedir o) dedi. Ben de: (Hays yemeğidir) dedim. O da: (Oruçlu idim) dedi ve ondan yedi. (Müslim, Sıyam: 32; Tirmizî, Savm: 35)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com