أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، قَالَ كَانَ سَهْلُ بْنُ حُنَيْفٍ وَقَيْسُ بْنُ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ بِالْقَادِسِيَّةِ فَمُرَّ عَلَيْهِمَا بِجَنَازَةٍ فَقَامَا فَقِيلَ لَهُمَا إِنَّهَا مِنْ أَهْلِ الأَرْضِ . فَقَالاَ مُرَّ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِجَنَازَةٍ فَقَامَ فَقِيلَ لَهُ إِنَّهُ يَهُودِيٌّ . فَقَالَ " أَلَيْسَتْ نَفْسًا " .
Türkçe Çeviri
Abdurrahman b. ebi Leyla ’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Sehl b. Huneyf ve Kays b. Sa’d b. Ubâde Kadisiye’de oturuyorlardı. Yanlarından bir cenaze geçti, ikisi de ayağa kalktılar. Onlara: ( Bu cenaze burada yaşayan Müslüman olmayan kimselere aittir) denildi. Bunun üzerine onlar dediler ki: Rasûlüllah ’in yanından bir cenaze geçmişti de Rasûlüllah ayağa kalkmıştı. Bu geçen cenazenin Yahudi cenazesi olduğu hatırlatılınca: ( O insan değil mi, o da bir can taşımıyor mu?) buyurmuştu. (Buhârî, Cenaiz: 49; Müslim, Cenaiz: 24)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com