أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ أَبِي حَمْزَةَ، سَمِعَهُ يُحَدِّثُ، عَنْ رَجُلٍ، مِنْ عَبْسٍ عَنْ حُذَيْفَةَ، أَنَّهُ انْتَهَى إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَامَ إِلَى جَنْبِهِ فَقَالَ " اللَّهُ أَكْبَرُ ذُو الْمَلَكُوتِ وَالْجَبَرُوتِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْعَظَمَةِ " . ثُمَّ قَرَأَ بِالْبَقَرَةِ ثُمَّ رَكَعَ فَكَانَ رُكُوعُهُ نَحْوًا مِنْ قِيَامِهِ فَقَالَ فِي رُكُوعِهِ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ " . وَقَالَ حِينَ رَفَعَ رَأْسَهُ " لِرَبِّيَ الْحَمْدُ لِرَبِّيَ الْحَمْدُ " . وَكَانَ يَقُولُ فِي سُجُودِهِ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى " . وَكَانَ يَقُولُ بَيْنَ السَّجْدَتَيْنِ " رَبِّ اغْفِرْ لِي رَبِّ اغْفِرْ لِي " .
Türkçe Çeviri
Huzeyfe ’den rivâyete göre, bizzat kendisi; Kalktı ve Rasûlüllah ’in yanına varıp nasıl namaz kıldığını öğrenmek üzere yanına dikildi. Rasûlüllah : ( Allahüekber zülmelekûti vel ceberuti vel kibriyai vel azameti) diyerek namaza başladı sonra Bakara sûresinden bir miktar okudu ve rükû’a vardı, rükû’su da kıyamı kadar uzundu, rükû’ esnasında: (Sübhane Rabbiyel azîm) dedi. Rükû’dan başını kaldırınca: (Li rabbil hamdü li rabbil hamdü) dedi. Secdelerde ise: (Sübhane rabbiyel a’lâ, Sübhane rabbiyel a’lâ) diyordu. İki secde arasında ise: (Rabbiğfirlî, Rabbiğfirlî) diyordu. (Dârimi, Salat: 76; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 23)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com