أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَصَمِّ، عَنْ عَمِّهِ، يَزِيدَ بْنِ الأَصَمِّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ جَاءَ أَعْمَى إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّهُ لَيْسَ لِي قَائِدٌ يَقُودُنِي إِلَى الصَّلاَةِ فَسَأَلَهُ أَنْ يُرَخِّصَ لَهُ أَنْ يُصَلِّيَ فِي بَيْتِهِ فَأَذِنَ لَهُ فَلَمَّا وَلَّى دَعَاهُ قَالَ لَهُ " أَتَسْمَعُ النِّدَاءَ بِالصَّلاَةِ " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " فَأَجِبْ " .
Türkçe Çeviri
Ebû Hüreyre ’den rivâyete göre, bir âma, Rasûlüllah ’e gelerek: ( Elimden tutup mescide götürecek kimsem yok) diyerek evinde namaz kılabilmesi için Peygamber ’den izin istedi. Peygamber , ona izin verdi adam dönüp giderken Rasûlüllah o kimseyi çağırdı ve: ( Ezanı duyuyor musun?) buyurdu. O adam: ( Evet) deyince: (Öyleyse cemaate mutlaka gel) buyurdu. (Müslim, Mesacid: 42)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com