أَخْبَرَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَقَطَ مِنْ فَرَسٍ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ فَدَخَلُوا عَلَيْهِ يَعُودُونَهُ فَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ " إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ فَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا وَإِذَا رَفَعَ فَارْفَعُوا وَإِذَا سَجَدَ فَاسْجُدُوا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَقُولُوا رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ " .
Türkçe Çeviri
Enes ’den rivâyete göre, Rasûlüllah bir sefer attan sağ yanı üzerine düşmüştü, sahabiler kendisini ziyarete geldiler. Namaz vakti de gelmişti. Rasûlüllah namazını kılıp bitirdikten sonra şöyle buyurdu: ( İmam kendisine uyulandır. Dolayısıyla o rükû’ ettiğinde siz de rükû’ edin. O rükû’dan kalktığında siz de kalkın, secde ettiğinde secde edin. (Semiallahülimen hamideh) dediğinde ise (Rabbenâ lekel hamd) deyin.) (Dârimi, Salat: 95; Buhârî, Ezan: 51)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com