حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ يُصَلِّي الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ وَالْمَغْرِبَ وَالْعِشَاءَ وَالصُّبْحَ بِمِنًى ثُمَّ يَغْدُو إِذَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ إِلَى عَرَفَةَ . قَالَ مَالِكٌ وَالأَمْرُ الَّذِي لاَ اخْتِلاَفَ فِيهِ عِنْدَنَا أَنَّ الإِمَامَ لاَ يَجْهَرُ بِالْقُرْآنِ فِي الظُّهْرِ يَوْمَ عَرَفَةَ وَأَنَّهُ يَخْطُبُ النَّاسَ يَوْمَ عَرَفَةَ وَأَنَّ الصَّلاَةَ يَوْمَ عَرَفَةَ إِنَّمَا هِيَ ظُهْرٌ وَإِنْ وَافَقَتِ الْجُمُعَةَ فَإِنَّمَا هِيَ ظُهْرٌ وَلَكِنَّهَا قُصِرَتْ مِنْ أَجْلِ السَّفَرِ . قَالَ مَالِكٌ فِي إِمَامِ الْحَاجِّ إِذَا وَافَقَ يَوْمُ الْجُمُعَةِ يَوْمَ عَرَفَةَ أَوْ يَوْمَ النَّحْرِ أَوْ بَعْضَ أَيَّامِ التَّشْرِيقِ إِنَّهُ لاَ يُجَمِّعُ فِي شَىْءٍ مِنْ تِلْكَ الأَيَّامِ .
Türkçe Çeviri
Bana Yahyâ, Mâlik'ten, o da Nâfi'den naklen rivayet ettiğine göre Abdullah b. Ömer öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarını Minâ'da kılar, ardından güneş doğunca Arafat'a giderdi. Mâlik dedi ki: Bizde hakkında görüş ayrılığı bulunmayan uygulama şudur: İmam, Arefe günü öğle namazında Kur'an'ı sesli okumaz; Arefe günü insanlara hutbe verir. Arefe günündeki namaz, cuma gününe rastlasa bile yalnızca öğle namazıdır; ancak yolculuk sebebiyle kısaltılmıştır. Mâlik, hac emîri hakkında şöyle dedi: Cuma günü Arefe gününe, kurban gününe veya teşrik günlerinden birine rastlarsa bu günlerin hiçbirinde cuma namazı kıldırmaz.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.