وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ طَحْلاَءَ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، يَتَوَضَّأُ بِالْمَاءِ لِمَا تَحْتَ إِزَارِهِ . قَالَ يَحْيَى سُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ تَوَضَّأَ فَنَسِيَ فَغَسَلَ وَجْهَهُ قَبْلَ أَنْ يَتَمَضْمَضَ أَوْ غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ قَبْلَ أَنْ يَغْسِلَ وَجْهَهُ فَقَالَ أَمَّا الَّذِي غَسَلَ وَجْهَهُ قَبْلَ أَنْ يَتَمَضْمَضَ فَلْيُمَضْمِضْ وَلاَ يُعِدْ غَسْلَ وَجْهِهِ وَأَمَّا الَّذِي غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ قَبْلَ وَجْهِهِ فَلْيَغْسِلْ وَجْهَهُ ثُمَّ لِيُعِدْ غَسْلَ ذِرَاعَيْهِ حَتَّى يَكُونَ غَسْلُهُمَا بَعْدَ وَجْهِهِ إِذَا كَانَ ذَلِكَ فِي مَكَانِهِ أَوْ بِحَضْرَةِ ذَلِكَ . قَالَ يَحْيَى وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ نَسِيَ أَنْ يَتَمَضْمَضَ وَيَسْتَنْثِرَ حَتَّى صَلَّى قَالَ لَيْسَ عَلَيْهِ أَنْ يُعِيدَ صَلاَتَهُ وَلْيُمَضْمِضْ وَيَسْتَنْثِرْ مَا يَسْتَقْبِلُ إِنْ كَانَ يُرِيدُ أَنْ يُصَلِّيَ .
Türkçe Çeviri
Bana Mâlik'ten, o Yahyâ b. Muhammed b. Tahlâ'dan, o Osman b. Abdurrahman'dan naklen rivayet edildiğine göre babası ona, Ömer b. el-Hattâb'ın izarının altında bulunan şey sebebiyle suyla abdest aldığını işittiğini tahdîs etti. Yahyâ dedi ki: Mâlik'e, abdest alırken unutarak mazmaza yapmadan önce yüzünü yahut yüzünü yıkamadan önce kollarını yıkayan bir kimse soruldu. Şöyle dedi: Mazmaza yapmadan önce yüzünü yıkayan kimse mazmaza yapsın, yüzünü yeniden yıkamasın. Yüzünden önce kollarını yıkayan kimse ise yüzünü yıkasın, sonra kollarının yıkanması yüzünden sonra olsun diye onları yeniden yıkasın; yeter ki hâlâ bulunduğu yerde veya bunun hemen yakınında olsun. Yahyâ dedi ki: Mâlik'e, namazını kılıncaya kadar mazmaza yapmayı ve burnuna verdiği suyu dışarı atmayı unutan bir kimse soruldu. Şöyle dedi: Namazını yeniden kılması gerekmez. Eğer bundan sonra namaz kılmak istiyorsa mazmaza yapsın ve burnuna verdiği suyu dışarı atsın.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.