Muvatta · İmam MâlikZayîf (rivayeti zayıf)Muvatta' (İmam Mâlik), Diyetler (no. 1578)
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ مَرْوَانَ بْنَ الْحَكَمِ، كَانَ يَقْضِي فِي الْعَبْدِ يُصَابُ بِالْجِرَاحِ أَنَّ عَلَى مَنْ جَرَحَهُ قَدْرَ مَا نَقَصَ مِنْ ثَمَنِ الْعَبْدِ . قَالَ مَالِكٌ وَالأَمْرُ عِنْدَنَا أَنَّ فِي مُوضِحَةِ الْعَبْدِ نِصْفَ عُشْرِ ثَمَنِهِ وَفِي مُنَقَّلَتِهِ الْعُشْرُ وَنِصْفُ الْعُشْرِ مِنْ ثَمَنِهِ وَفِي مَأْمُومَتِهِ وَجَائِفَتِهِ فِي كُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا ثُلُثُ ثَمَنِهِ وَفِيمَا سِوَى هَذِهِ الْخِصَالِ الأَرْبَعِ مِمَّا يُصَابُ بِهِ الْعَبْدُ مَا نَقَصَ مِنْ ثَمَنِهِ يُنْظَرُ فِي ذَلِكَ بَعْدَ مَا يَصِحُّ الْعَبْدُ وَيَبْرَأُ كَمْ بَيْنَ قِيمَةِ الْعَبْدِ بَعْدَ أَنْ أَصَابَهُ الْجُرْحُ وَقِيمَتِهِ صَحِيحًا قَبْلَ أَنْ يُصِيبَهُ هَذَا ثُمَّ يَغْرَمُ الَّذِي أَصَابَهُ مَا بَيْنَ الْقِيمَتَيْنِ . قَالَ مَالِكٌ فِي الْعَبْدِ إِذَا كُسِرَتْ يَدُهُ أَوْ رِجْلُهُ ثُمَّ صَحَّ كَسْرُهُ فَلَيْسَ عَلَى مَنْ أَصَابَهُ شَىْءٌ فَإِنْ أَصَابَ كَسْرَهُ ذَلِكَ نَقْصٌ أَوْ عَثَلٌ كَانَ عَلَى مَنْ أَصَابَهُ قَدْرُ مَا نَقَصَ مِنْ ثَمَنِ الْعَبْدِ . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا فِي الْقِصَاصِ بَيْنَ الْمَمَالِيكِ كَهَيْئَةِ قِصَاصِ الأَحْرَارِ نَفْسُ الأَمَةِ بِنَفْسِ الْعَبْدِ وَجُرْحُهَا بِجُرْحِهِ فَإِذَا قَتَلَ الْعَبْدُ عَبْدًا عَمْدًا خُيِّرَ سَيِّدُ الْعَبْدِ الْمَقْتُولِ فَإِنْ شَاءَ قَتَلَ وَإِنْ شَاءَ أَخَذَ الْعَقْلَ فَإِنْ أَخَذَ الْعَقْلَ أَخَذَ قِيمَةَ عَبْدِهِ وَإِنْ شَاءَ رَبُّ الْعَبْدِ الْقَاتِلِ أَنْ يُعْطِيَ ثَمَنَ الْعَبْدِ الْمَقْتُولِ فَعَلَ وَإِنْ شَاءَ أَسْلَمَ عَبْدَهُ فَإِذَا أَسْلَمَهُ فَلَيْسَ عَلَيْهِ غَيْرُ ذَلِكَ وَلَيْسَ لِرَبِّ الْعَبْدِ الْمَقْتُولِ إِذَا أَخَذَ الْعَبْدَ الْقَاتِلَ وَرَضِيَ بِهِ أَنْ يَقْتُلَهُ وَذَلِكَ فِي الْقِصَاصِ كُلِّهِ بَيْنَ الْعَبِيدِ فِي قَطْعِ الْيَدِ وَالرِّجْلِ وَأَشْبَاهِ ذَلِكَ بِمَنْزِلَتِهِ فِي الْقَتْلِ . قَالَ مَالِكٌ فِي الْعَبْدِ الْمُسْلِمِ يَجْرَحُ الْيَهُودِيَّ أَوِ النَّصْرَانِيَّ إِنَّ سَيِّدَ الْعَبْدِ إِنْ شَاءَ أَنْ يَعْقِلَ عَنْهُ مَا قَدْ أَصَابَ فَعَلَ أَوْ أَسْلَمَهُ فَيُبَاعُ فَيُعْطِي الْيَهُودِيَّ أَوِ النَّصْرَانِيَّ مِنْ ثَمَنِ الْعَبْدِ دِيَةَ جُرْحِهِ أَوْ ثَمَنَهُ كُلَّهُ إِنْ أَحَاطَ بِثَمَنِهِ وَلاَ يُعْطِي الْيَهُودِيَّ وَلاَ النَّصْرَانِيَّ عَبْدًا مُسْلِمًا .
Türkçe Çeviri
Mâlik bana tahdîs etti. Kendisine ulaştığına göre Mervân b. Hakem, yaralanan köle hakkında, onu yaralayan kimsenin kölenin değerinde meydana gelen eksilme miktarını ödemesine hükmederdi. Mâlik dedi ki: Bizde uygulama şöyledir: Kölenin kemiği açığa çıkaran yarasında değerinin yirmide biri; kemiği yerinden oynatan yarasında değerinin onda biri ile yirmide biri; beyin zarına ulaşan yarası ile beden boşluğuna ulaşan yarasının her birinde ise değerinin üçte biri vardır. Kölenin uğradığı bu dört yaralanma dışındaki durumlarda değerindeki eksilmeye bakılır. Bunun için köle iyileşip sağlığına kavuştuktan sonra, yaralanmasından sonraki değeri ile bu yaralanmadan önceki sağlam hâlinin değeri arasındaki farka bakılır; onu yaralayan da iki değer arasındaki farkı öder. Mâlik, eli veya ayağı kırılan köle hakkında dedi ki: Kırığı sonra tamamen iyileşirse, onu yaralayan kimsenin ödemesi gereken bir şey yoktur. Fakat bu kırık onda bir noksanlığa veya sakatlığa yol açarsa, onu yaralayan kölenin değerinde meydana gelen eksilme miktarını öder. Mâlik dedi ki: Bizde köleler arasındaki kısas, hürler arasındaki kısas gibidir; câriyenin canına karşı kölenin canı, onun yarasına karşı da kölenin yarası kısas edilir. Bir köle başka bir köleyi kasten öldürürse, öldürülen kölenin efendisi muhayyer bırakılır: Dilerse katili öldürür, dilerse diyeti alır. Diyeti alırsa kölesinin değerini alır. Katil kölenin sahibi dilerse öldürülen kölenin bedelini verir, dilerse kendi kölesini teslim eder. Kölesini teslim ederse bundan başka bir yükümlülüğü olmaz. Öldürülen kölenin sahibi, katil köleyi alıp ona razı olduktan sonra artık onu öldüremez. El veya ayak kesme ve benzeri hususlarda köleler arasındaki bütün kısas da öldürmedeki gibidir. Mâlik, bir Yahudiyi veya Hristiyanı yaralayan Müslüman köle hakkında dedi ki: Kölenin efendisi dilerse onun verdiği zararın diyetini öder; dilerse köleyi teslim eder ve köle satılır. Yahudiye veya Hristiyana, kölenin bedelinden yarasının diyeti verilir; diyet kölenin bütün değerini kapsıyorsa bedelin tamamı verilir. Ancak Yahudiye veya Hristiyana Müslüman bir köle verilmez.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.
Künye
KaynakMuvatta' (İmam Mâlik)
Kitap · BâbDiyetler · Diyetler
Hadis No1578
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Zayîf (rivayeti zayıf)Selîm el-Hilâlî: Maqtu Daif
Selîm el-Hilâlî değerlendirmesine göre zayıf kabul edilmiştir.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.