Muvatta · İmam MâlikSahîh (sağlam)Muvatta' (İmam Mâlik), Alışveriş (Büyû') (no. 1362)
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي حَازِمِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ بَيْعِ الْغَرَرِ . قَالَ مَالِكٌ وَمِنَ الْغَرَرِ وَالْمُخَاطَرَةِ أَنْ يَعْمِدَ الرَّجُلُ قَدْ ضَلَّتْ دَابَّتُهُ أَوْ أَبَقَ غُلاَمُهُ وَثَمَنُ الشَّىْءِ مِنْ ذَلِكَ خَمْسُونَ دِينَارًا فَيَقُولُ رَجُلٌ أَنَا آخُذُهُ مِنْكَ بِعِشْرِينَ دِينَارًا . فَإِنْ وَجَدَهُ الْمُبْتَاعُ ذَهَبَ مِنَ الْبَائِعِ ثَلاَثُونَ دِينَارًا وَإِنْ لَمْ يَجِدْهُ ذَهَبَ الْبَائِعُ مِنَ الْمُبْتَاعِ بِعِشْرِينَ دِينَارًا . قَالَ مَالِكٌ وَفِي ذَلِكَ عَيْبٌ آخَرُ إِنَّ تِلْكَ الضَّالَّةَ إِنْ وُجِدَتْ لَمْ يُدْرَ أَزَادَتْ أَمْ نَقَصَتْ أَمْ مَا حَدَثَ بِهَا مِنَ الْعُيُوبِ فَهَذَا أَعْظَمُ الْمُخَاطَرَةِ . قَالَ مَالِكٌ وَالأَمْرُ عِنْدَنَا أَنَّ مِنَ الْمُخَاطَرَةِ وَالْغَرَرِ اشْتِرَاءَ مَا فِي بُطُونِ الإِنَاثِ مِنَ النِّسَاءِ وَالدَّوَابِّ لأَنَّهُ لاَ يُدْرَى أَيَخْرُجُ أَمْ لاَ يَخْرُجُ فَإِنْ خَرَجَ لَمْ يُدْرَ أَيَكُونُ حَسَنًا أَمْ قَبِيحًا أَمْ تَامًّا أَمْ نَاقِصًا أَمْ ذَكَرًا أَمْ أُنْثَى وَذَلِكَ كُلُّهُ يَتَفَاضَلُ إِنْ كَانَ عَلَى كَذَا فَقِيمَتُهُ كَذَا وَإِنْ كَانَ عَلَى كَذَا فَقِيمَتُهُ كَذَا . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ يَنْبَغِي بَيْعُ الإِنَاثِ وَاسْتِثْنَاءُ مَا فِي بُطُونِهَا وَذَلِكَ أَنْ يَقُولَ الرَّجُلُ لِلرَّجُلِ ثَمَنُ شَاتِي الْغَزِيرَةِ ثَلاَثَةُ دَنَانِيرَ فَهِيَ لَكَ بِدِينَارَيْنِ وَلِي مَا فِي بَطْنِهَا . فَهَذَا مَكْرُوهٌ لأَنَّهُ غَرَرٌ وَمُخَاطَرَةٌ . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ يَحِلُّ بَيْعُ الزَّيْتُونِ بِالزَّيْتِ وَلاَ الْجُلْجُلاَنِ بِدُهْنِ الْجُلْجُلاَنِ وَلاَ الزُّبْدِ بِالسَّمْنِ لأَنَّ الْمُزَابَنَةَ تَدْخُلُهُ وَلأَنَّ الَّذِي يَشْتَرِي الْحَبَّ وَمَا أَشْبَهَهُ بِشَىْءٍ مُسَمًّى مِمَّا يَخْرُجُ مِنْهُ لاَ يَدْرِي أَيَخْرُجُ مِنْهُ أَقَلُّ مِنْ ذَلِكَ أَوْ أَكْثَرُ فَهَذَا غَرَرٌ وَمُخَاطَرَةٌ . قَالَ مَالِكٌ وَمِنْ ذَلِكَ أَيْضًا اشْتِرَاءُ حَبِّ الْبَانِ بِالسَّلِيخَةِ فَذَلِكَ غَرَرٌ لأَنَّ الَّذِي يَخْرُجُ مِنْ حَبِّ الْبَانِ هُوَ السَّلِيخَةُ وَلاَ بَأْسَ بِحَبِّ الْبَانِ بِالْبَانِ الْمُطَيَّبِ لأَنَّ الْبَانَ الْمُطَيَّبَ قَدْ طُيِّبَ وَنُشَّ وَتَحَوَّلَ عَنْ حَالِ السَّلِيخَةِ . قَالَ مَالِكٌ فِي رَجُلٍ بَاعَ سِلْعَةً مِنْ رَجُلٍ عَلَى أَنَّهُ لاَ نُقْصَانَ عَلَى الْمُبْتَاعِ إِنَّ ذَلِكَ بَيْعٌ غَيْرُ جَائِزٍ وَهُوَ مِنَ الْمُخَاطَرَةِ وَتَفْسِيرُ ذَلِكَ أَنَّهُ كَأَنَّهُ اسْتَأْجَرَهُ بِرِبْحٍ إِنْ كَانَ فِي تِلْكَ السِّلْعَةِ وَإِنْ بَاعَ بِرَأْسِ الْمَالِ أَوْ بِنُقْصَانٍ فَلاَ شَىْءَ لَهُ وَذَهَبَ عَنَاؤُهُ بَاطِلاً فَهَذَا لاَ يَصْلُحُ وَلِلْمُبْتَاعِ فِي هَذَا أُجْرَةٌ بِمِقْدَارِ مَا عَالَجَ مِنْ ذَلِكَ وَمَا كَانَ فِي تِلْكَ السِّلْعَةِ مِنْ نُقْصَانٍ أَوْ رِبْحٍ فَهُوَ لِلْبَائِعِ وَعَلَيْهِ وَإِنَّمَا يَكُونُ ذَلِكَ إِذَا فَاتَتِ السِّلْعَةُ وَبِيعَتْ . فَإِنْ لَمْ تَفُتْ فُسِخَ الْبَيْعُ بَيْنَهُمَا . قَالَ مَالِكٌ فَأَمَّا أَنْ يَبِيعَ رَجُلٌ مِنْ رَجُلٍ سِلْعَةً يَبُتُّ بَيْعَهَا ثُمَّ يَنْدَمُ الْمُشْتَرِي فَيَقُولُ لِلْبَائِعِ ضَعْ عَنِّي فَيَأْبَى الْبَائِعُ وَيَقُولُ بِعْ فَلاَ نُقْصَانَ عَلَيْكَ . فَهَذَا لاَ بَأْسَ بِهِ لأَنَّهُ لَيْسَ مِنَ الْمُخَاطَرَةِ وَإِنَّمَا هُوَ شَىْءٌ وَضَعَهُ لَهُ وَلَيْسَ عَلَى ذَلِكَ عَقَدَا بَيْعَهُمَا وَذَلِكَ الَّذِي عَلَيْهِ الأَمْرُ عِنْدَنَا .
Türkçe Çeviri
Bana Yahyâ tahdîs etti. Mâlik'ten, o Ebû Hâzim b. Dînâr'dan, o Saîd b. el-Müseyyeb'den naklen rivayet ettiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) garar satışını yasakladı. Mâlik dedi ki: Garar ve riskli alışveriş türlerinden biri şudur: Bir adamın hayvanı kaybolmuş veya kölesi kaçmıştır ve bunlardan birinin değeri elli dinardır. Başka bir adam, “Onu senden yirmi dinara alırım” der. Alıcı onu bulursa satıcı otuz dinar kaybetmiş olur; bulamazsa satıcı alıcıdan yirmi dinarı almış olur. Mâlik dedi ki: Bunda başka bir kusur daha vardır. O kayıp bulunduğunda değerinin artmış mı azalmış mı olduğu veya onda ne gibi kusurlar meydana geldiği bilinmez. Bu, riskli alışverişin en büyüğüdür. Mâlik dedi ki: Bizdeki uygulamaya göre kadınların ve dişi hayvanların karınlarındakini satın almak riskli ve gararlı alışverişlerdendir. Çünkü doğup doğmayacağı bilinmez. Doğarsa güzel mi çirkin mi, tam mı eksik mi, erkek mi dişi mi olacağı bilinmez. Bunların hepsinin değerleri farklıdır; şöyle olursa değeri şu kadar, böyle olursa değeri bu kadardır. Mâlik dedi ki: Dişileri, karınlarındakini satış dışında tutarak satmak da uygun değildir. Bu, bir adamın diğerine, “Bol sütlü koyunumun bedeli üç dinardır; karnındaki benim olmak üzere o sana iki dinara olsun” demesidir. Bu mekruhtur; çünkü garar ve riskli alışveriştir. Mâlik dedi ki: Zeytini zeytinyağı, susamı susam yağı ve tereyağını sadeyağ karşılığında satmak helâl değildir. Çünkü buna müzâbene girer. Ayrıca tohumu ve benzerini, ondan çıkacak belirli miktardaki bir ürün karşılığında satın alan kişi, ondan bu miktardan daha az mı yoksa daha çok mu çıkacağını bilmez. Bu da garar ve riskli alışveriştir. Mâlik dedi ki: Bân tohumunu selîha karşılığında satın almak da böyledir ve garardır. Çünkü bân tohumundan çıkan selîhadır. Bân tohumunu kokulandırılmış bân karşılığında satmakta ise sakınca yoktur. Çünkü kokulandırılmış bân kokulandırılmış, karıştırılmış ve selîha hâlinden çıkmıştır. Mâlik, bir adama alıcının zarar etmeyeceği şartıyla mal satan kimse hakkında şöyle dedi: Bu, câiz olmayan bir satıştır ve riskli alışverişlerdendir. Bunun açıklaması şudur: Sanki malda kâr olursa adamı kâr karşılığında çalıştırmış olur. Alıcı onu sermaye bedeline veya zararla satarsa kendisine hiçbir şey düşmez ve emeği boşa gider. Bu uygun değildir. Bu durumda alıcıya, o işle ilgilenme miktarına göre bir ücret verilir. Maldaki zarar veya kâr ise satıcıya aittir; kârı o alır, zararı o üstlenir. Bu ancak mal elden çıkıp satılmışsa böyledir. Mal elden çıkmamışsa aralarındaki satış feshedilir. Mâlik dedi ki: Bir adamın diğerinden bir mal satın alıp satışı kesinleştirmesine, sonra alıcının pişman olup satıcıya, “Benim için indirim yap” demesine, satıcının da bunu reddedip, “Sat; zarar etmeyeceksin” demesine gelince, bunda sakınca yoktur. Çünkü bu, riskli alışveriş değildir. Bu, sonradan onun için üstlendiği bir şeydir; satış akitlerini bu şart üzerine kurmamışlardır. Bizdeki uygulama budur.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.
Künye
KaynakMuvatta' (İmam Mâlik)
Kitap · BâbAlışveriş (Büyû') · Alışveriş (Büyû')
Hadis No1362
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Selîm el-Hilâlî: Sahih Lighairihi
Selîm el-Hilâlî değerlendirmesine göre sahih kabul edilmiştir.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.