وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الرِّجَالِ، مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَارِثَةَ أَنَّ أُمَّهُ، عَمْرَةَ بِنْتَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ كَانَتْ تَبِيعُ ثِمَارَهَا وَتَسْتَثْنِي مِنْهَا . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ الْمُجْتَمَعُ عَلَيْهِ عِنْدَنَا أَنَّ الرَّجُلَ إِذَا بَاعَ ثَمَرَ حَائِطِهِ أَنَّ لَهُ أَنْ يَسْتَثْنِيَ مِنْ ثَمَرِ حَائِطِهِ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ ثُلُثِ الثَّمَرِ لاَ يُجَاوِزُ ذَلِكَ وَمَا كَانَ دُونَ الثُّلُثِ فَلاَ بَأْسَ بِذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ فَأَمَّا الرَّجُلُ يَبِيعُ ثَمَرَ حَائِطِهِ وَيَسْتَثْنِي مِنْ ثَمَرِ حَائِطِهِ ثَمَرَ نَخْلَةٍ أَوْ نَخَلاَتٍ يَخْتَارُهَا وَيُسَمِّي عَدَدَهَا فَلاَ أَرَى بِذَلِكَ بَأْسًا لأَنَّ رَبَّ الْحَائِطِ إِنَّمَا اسْتَثْنَى شَيْئًا مِنْ ثَمَرِ حَائِطِ نَفْسِهِ وَإِنَّمَا ذَلِكَ شَىْءٌ احْتَبَسَهُ مِنْ حَائِطِهِ وَأَمْسَكَهُ لَمْ يَبِعْهُ وَبَاعَ مِنْ حَائِطِهِ مَا سِوَى ذَلِكَ .
Türkçe Çeviri
Bana Mâlik'ten, o da Ebü'r-Ricâl Muhammed b. Abdurrahman b. Hârise'den naklen tahdîs etti ki onun annesi Amre bint Abdurrahman meyvelerini satar ve onlardan bir kısmını ayırırdı. Mâlik dedi ki: Bizde üzerinde ittifak edilen uygulama şudur: Bir kimse bahçesinin meyvesini sattığında, meyvenin üçte birine kadar olan kısmını kendisine ayırabilir; bunu aşamaz. Üçte birden az olan kısımda sakınca yoktur. Mâlik dedi ki: Bir kimse bahçesinin meyvesini satar da seçtiği bir veya birkaç hurma ağacının meyvesini ayırıp bunların sayısını belirtirse bunda sakınca görmüyorum. Çünkü bahçe sahibi yalnızca kendi bahçesinin meyvesinden bir şeyi ayırmıştır. Bu, bahçesinden alıkoyup elinde tuttuğu ve satmadığı bir şeydir; bahçesinin geri kalanını ise satmıştır.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.