وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ صَفِيَّةَ بِنْتَ أَبِي عُبَيْدٍ، اشْتَكَتْ عَيْنَيْهَا وَهِيَ حَادٌّ عَلَى زَوْجِهَا عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَلَمْ تَكْتَحِلْ حَتَّى كَادَتْ عَيْنَاهَا تَرْمَصَانِ . قَالَ مَالِكٌ تَدَّهِنُ الْمُتَوَفَّى عَنْهَا زَوْجُهَا بِالزَّيْتِ وَالشَّبْرَقِ وَمَا أَشْبَهَ ذَلِكَ إِذَا لَمْ يَكُنْ فِيهِ طِيبٌ . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ تَلْبَسُ الْمَرْأَةُ الْحَادُّ عَلَى زَوْجِهَا شَيْئًا مِنَ الْحَلْىِ خَاتَمًا وَلاَ خَلْخَالاً وَلاَ غَيْرَ ذَلِكَ مِنَ الْحَلْىِ وَلاَ تَلْبَسُ شَيْئًا مِنَ الْعَصْبِ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ عَصْبًا غَلِيظًا وَلاَ تَلْبَسُ ثَوْبًا مَصْبُوغًا بِشَىْءٍ مِنَ الصِّبْغِ إِلاَّ بِالسَّوَادِ وَلاَ تَمْتَشِطُ إِلاَّ بِالسِّدْرِ وَمَا أَشْبَهَهُ مِمَّا لاَ يَخْتَمِرُ فِي رَأْسِهَا .
Türkçe Çeviri
Bana Mâlik'ten, o da Nâfi'den naklen rivayet edildiğine göre Safiyye bt. Ebû Ubeyd, kocası Abdullah b. Ömer için yas tutarken gözlerinden rahatsızlandı; gözleri neredeyse çapak bağlayacak hâle gelinceye kadar sürme çekmedi. Mâlik dedi ki: Kocası ölen kadın, içinde güzel koku bulunmadığı takdirde zeytinyağı, susam yağı ve bunlara benzer şeylerle yağlanabilir. Mâlik dedi ki: Kocası için yas tutan kadın yüzük, halhal veya başka herhangi bir ziynet eşyası takmaz. Kalın olanı dışında renkli, çizgili kumaştan bir şey giymez. Siyah dışında herhangi bir boyayla boyanmış elbise giymez. Saçını yalnız sidr ve saçında renk bırakmayan benzeri şeylerle tarar.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.