حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَرْمَلَةَ، أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ عَنِ الرَّجُلِ الْجُنُبِ، يَتَيَمَّمُ ثُمَّ يُدْرِكُ الْمَاءَ فَقَالَ سَعِيدٌ إِذَا أَدْرَكَ الْمَاءَ فَعَلَيْهِ الْغُسْلُ لِمَا يُسْتَقْبَلُ . قَالَ مَالِكٌ فِيمَنِ احْتَلَمَ وَهُوَ فِي سَفَرٍ وَلاَ يَقْدِرُ مِنَ الْمَاءِ إِلاَّ عَلَى قَدْرِ الْوُضُوءِ وَهُوَ لاَ يَعْطَشُ حَتَّى يَأْتِيَ الْمَاءَ قَالَ يَغْسِلُ بِذَلِكَ فَرْجَهُ وَمَا أَصَابَهُ مِنْ ذَلِكَ الأَذَى ثُمَّ يَتَيَمَّمُ صَعِيدًا طَيِّبًا كَمَا أَمَرَهُ اللَّهُ . وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ جُنُبٍ أَرَادَ أَنْ يَتَيَمَّمَ فَلَمْ يَجِدْ تُرَابًا إِلاَّ تُرَابَ سَبَخَةٍ هَلْ يَتَيَمَّمُ بِالسِّبَاخِ وَهَلْ تُكْرَهُ الصَّلاَةُ فِي السِّبَاخِ قَالَ مَالِكٌ لاَ بَأْسَ بِالصَّلاَةِ فِي السِّبَاخِ وَالتَّيَمُّمِ مِنْهَا لأَنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى قَالَ {فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا طَيِّبًا} فَكُلُّ مَا كَانَ صَعِيدًا فَهُوَ يُتَيَمَّمُ بِهِ سِبَاخًا كَانَ أَوْ غَيْرَهُ .
Türkçe Çeviri
Bana Yahyâ, Mâlik'ten, o da Abdurrahman b. Harmele'den naklen tahdîs ettiğine göre bir adam Saîd b. el-Müseyyeb'e, cünüp olup teyemmüm eden, sonra su bulan kimsenin durumunu sordu. Saîd şöyle dedi: Suyu bulduğunda bundan sonra yapacakları için gusletmesi gerekir. Mâlik, yolculukta ihtilâm olan ve abdest almaya yetecek miktardan başka su bulamayan, suya ulaşıncaya kadar da susuz kalma korkusu olmayan kimse hakkında şöyle dedi: Bu suyla cinsel organını ve oraya bulaşan pisliği yıkar, sonra Allah'ın kendisine emrettiği gibi temiz bir toprağa teyemmüm eder. Mâlik'e, teyemmüm etmek isteyen cünüp bir kimsenin çorak arazi toprağından başka toprak bulamaması hâlinde bu toprakla teyemmüm edip edemeyeceği ve çorak arazide namaz kılmanın mekruh olup olmadığı soruldu. Mâlik şöyle dedi: Çorak arazide namaz kılmakta ve onun toprağıyla teyemmüm etmekte sakınca yoktur. Çünkü yüce ve mübarek Allah, “Temiz bir toprağa teyemmüm edin” buyurmuştur. Toprak cinsinden olan her şeyle, çorak arazi toprağı olsun veya olmasın, teyemmüm edilir.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.