وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّهُ قَالَ أَدْرَكْتُ النَّاسَ وَهُمْ إِذَا أَعْطَوْا فِي كَفَّارَةِ الْيَمِينِ أَعْطَوْا مُدًّا مِنْ حِنْطَةٍ بِالْمُدِّ الأَصْغَرِ وَرَأَوْا ذَلِكَ مُجْزِئًا عَنْهُمْ . قَالَ مَالِكٌ أَحْسَنُ مَا سَمِعْتُ فِي الَّذِي يُكَفِّرُ عَنْ يَمِينِهِ بِالْكِسْوَةِ أَنَّهُ إِنْ كَسَا الرِّجَالَ كَسَاهُمْ ثَوْبًا ثَوْبًا وَإِنْ كَسَا النِّسَاءَ كَسَاهُنَّ ثَوْبَيْنِ ثَوْبَيْنِ دِرْعًا وَخِمَارًا وَذَلِكَ أَدْنَى مَا يُجْزِي كُلاًّ فِي صَلاَتِهِ .
Türkçe Çeviri
Bana Yahyâ, Mâlik'ten, o Yahyâ b. Saîd'den, o da Süleyman b. Yesâr'dan naklen tahdîs etti. Süleyman şöyle dedi: İnsanlara yetiştim; onlar yemin kefâreti verirken küçük müd ölçüsüyle bir müd buğday verir ve bunun kendileri için yeterli olduğunu kabul ederlerdi. Mâlik dedi ki: Yeminine karşılık giysi vererek kefâret ödeyen kimse hakkında işittiklerimin en güzeli şudur: Erkekleri giydirirse her birine birer elbise, kadınları giydirirse her birine bir entari ve bir başörtüsü olmak üzere ikişer parça verir. Bunlar, her birinin namazında yeterli olacak en az giysidir.
Bu çeviri otomatik üretildi; yayımlanmış bir neşirden alınmadı. Arapça asıl metin yanda duruyor.