وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ مِسْكِينًا سَأَلَهَا وَهِيَ صَائِمَةٌ وَلَيْسَ فِي بَيْتِهَا إِلاَّ رَغِيفٌ فَقَالَتْ لِمَوْلاَةٍ لَهَا أَعْطِيهِ إِيَّاهُ . فَقَالَتْ لَيْسَ لَكِ مَا تُفْطِرِينَ عَلَيْهِ . فَقَالَتْ أَعْطِيهِ إِيَّاهُ قَالَتْ فَفَعَلْتُ - قَالَتْ - فَلَمَّا أَمْسَيْنَا أَهْدَى لَنَا أَهْلُ بَيْتٍ - أَوْ إِنْسَانٌ - مَا كَانَ يُهْدِي لَنَا شَاةً وَكَفَنَهَا فَدَعَتْنِي عَائِشَةُ أُمُّ الْمُؤْمِنِينَ فَقَالَتْ كُلِي مِنْ هَذَا هَذَا خَيْرٌ مِنْ قُرْصِكِ .
Türkçe Çeviri
İmâm-ı Mâlik 'e peygamber imiz (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in hanımı Hazret-i Aişe (radıyallahü anh) 'den şöyle Rivâyet edildi: Hazret-i Aişe (radıyallahü anh) oruçlu iken bir yoksul kendisinden yardım istedi. Evinde ancak bir yufka ekmek vardı. Azatlı cariyesine: « Onu yoksula ver.» dedi. Cariye: « iftar edeceğin başka bir şey yok.» deyince, Hazret-i Aişe (radıyallahü anh) : « Onu dilenciye ver.» dedi. Cariye der ki: Hazret-i Aişe'nin emrini yerine getirdim. Akşam olunca ev halkından biri veya bir insan bize yufka ekmeğe sarılmış bir koyun eti hediye etti. Mü'minlerin annesi Aişe (radıyallahü anh) beni çağırıp: « Bunu ye, bu senin ekmeğinden daha hayırlıdır.» dedi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com