Müslim, Namaz (Salât) 30
Fitneye Sebep Olmamak Şartı Île Kadınların Mescidlere Çıkmaları, Fakat Koku Sürünerek Çıkmamaları Bâbı
باب خروج النساء إلى المساجد إذا لم يترتب عليه فتنة، وأنها لا تخرج مطيبة
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Namaz (Salât) (no. 995)
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي أَيُّوبَ - حَدَّثَنَا كَعْبُ بْنُ عَلْقَمَةَ، عَنْ بِلاَلِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تَمْنَعُوا النِّسَاءَ حُظُوظَهُنَّ مِنَ الْمَسَاجِدِ إِذَا اسْتَأْذَنُوكُمْ " فَقَالَ بِلاَلٌ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ . فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ أَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَقُولُ أَنْتَ لَنَمْنَعُهُنَّ .
Türkçe Çeviri
Bize Harun b. Abdillah rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdullah b. Yezîd el-Mukri' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Saîd (yani İbn Ebî Eyyûp) rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ka'b b. Alkame, Bilâl b. Abdillah b. Ömer'den, o da babasından naklen rivâyet etti. Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Kadınlar sizden izin istedikleri vakit onları mescidlerdeki nasiplerinden menetmeyin.» buyurdular. Bunun üzerine Bilâl: «Vallahi onları mutlaka menederiz.» dedi. Abdullah ona: «Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu, diyorum. Sen hâlâ onları mutlaka menederim diyorsun.» dedi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Mütercim şerhi
Aşağıdaki izah hadisin parçası değildir; mütercimin ve şârihlerin notudur.
Bu hadîsi Buhârî «Kitâbü’l-Ezan», «Kitâbü'l-Cum'a» ve «Kitâbü'n-Nikâh- da muhtelif râvîlerden tahrîc etmiştir. Hadîsi Şerîf bütün rivâyetleri ile mescide gitmek isteyen kadına izin verilmesini, gitmesine mâni olunmaması lâzım geldiğini bildirmektedir. Rivâyetlerin bazısı mutlak, bazısı geceleyin çıkmakla mukayyeddir. Fakat burada hüküm ve hâdise bir olmakla mutlak mukayyede hamlolunmuştur. Binâenaleyh bütün rivâyetlere mevzûubabis olan izin, kadınların geceleyin mescide çıkmalarına aittir. Kirmânî : «Geceleyin çıkmalarına izin verilince gündüzün çıkmaları evleviyetle kalır. Çünkü gece fitne ve fesadın vuku bulabileceği zamandır. Gündüzün bu korku yoktur.» demişse de onun bu sözü ulemânın beyanatına muhaliftir. Zî-ra ulemâ: «Kadınlar geceleyin mescide çıkabilir. Geceleyin fitne ve fesat ehli fisku fücurla yahut uykuyla meşgul oldukları için gece emniyet zamanıdır. Gündüzün çıkamazlar. Çünkü fâsıklar her tarafa yayıldığından emniyet yoktur.» demişlerdir. Kadınların mescidlere çıkıp çıkamaması ulemâ arasında ihtilaflı bir meseledir. Hanefî ye ulemâsından «el-Hidâye» sahibi: «Kadınlara cemaatlarda bulunmak mekruhtur.» demiş. Hidâye sarihleri bu sözden maksadın, genç kadınlar olduğunu beyân etmişlerdir. «Cemaatlar» tâbiri Cuma, bayram, küsûf ve istiska gibi namazların hepsine şâmildir. Bunun sebebi kadınların dışarıya çıkmasile fitne ve fesâd zuhur edeceğinden ve bunun da haramla neticeleneceğinden duyulan endişedir. Harama müeddî olan bir şey de haram olur. Şu halde Hanefiyye ulemâsının buradaki mekrûhdan murâdları haramdır. Zamanımız şöyle dursun, bundan yüzlerce asır evvel yetişen ulemâ kendi zamanlarındaki fitne ve fesatları göstererek: «Bahusus bu zamanda kadınlar mescidlere çıkamaz. Çünkü zamanımız insanları arasında fitne ve fesâd şüyu' bulmuştur.» demişlerdir. Bununla beraber İmâm A'zam 'a göre gece emniyet zamanı olduğu için ihtiyar kadınların sabah, akşam ve yatsı namazlarına çıkmalarında bir beis yoktur. İmâm Ebû Yûsuf'la, İmâm Muhammed'e göre ise ihtiyar kadınlar bütün namazlara çıkabilirler. Çünkü rağbet olmadığı için onlar hakkında fitne mevzubahis değildir. İmâm Şafiî 'den bir rivâyete göre kadınların cemaata çıkmaları mubahtır. İmâm Mâlik bu ve emsali hadîslerin ihtiyar kadınlara ham-ledildiğini söylemiştir. Şâfiîler den Nevevî : «Kadın için, ihtiyarda olsa, evinden daha hayırlı bir yer yoktur.» demektedir. Sahabeyi kirâmdan Abdullah b. Mes'ud (radıyallahü anh) : «Kadın avrettir, onun Allah'a en yakm olduğu zaman evinde bulunduğu zamandır. Dışarıya çıktı mı, peşine şeytan takılır.» demiştir. İbrahim Nehaî kadınlarını Cum'a ve diğer namazlar için mescide çıkmaktan menedermiş. Hasan-i Basri'ye: Bir kadın kocam hapisten çıkarsa Basra'nın cemâatle namaz kılınan her camiinde iki rekât namaz kılacağım diye yemin etse, ne yapması lâzım geleceği sorulmuş. Hazret-i Hasan: «Kendi kavminin mescidinde kılar. Çünkü bu kadın bu dediklerinin hepsini yapamaz. Ömer (radıyallahü anh) ona yetişseydi başını ezerdi.» cevâbını vermiştir. Buhârî ile Müslim 'in, Ümmül-Mü'minîn Âişe (radıyallahü anha) 'dan rivâyet ettiği şu hadîs bu bâbda fazla söze hacet bırakmaz. Mezkûr hadîsde Hazret-i Âişe : Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınların yeni yeni çıkardıkları modalara yetişseydi Benî İsrail kadınlarının menedildikleri gibi onları mescidlerden muhakkak menederdi.» demiştir. Nitekim az sonra gelecektir. Âişe (radıyallahü anha) 'nın bundan maksadı kadınların zînet, süs, koku ve güzel elbîse gibi şeylere düştüklerini anlatmaktır. Buhârî Sârini Aynî , Hazret-i Âişe hadîsini îzah ederken şunları söylüyor: « Âişe (radıyallahü anha) bu zaman kadınların çı-kardıkları çeşit çeşit bid'adlarla münkerâtı görmüş olsaydı elbette inkârı daha şiddetli olurdu. Hele de Mısır kadınlarını!... Çünkü Mısır kadınları arasında dille tavsif edilemiyecek derecede bid'adlar ve menedilemiye-cek kadar çok münkerât vardır...» Bundan sonra Aynî (762 - 855) merhum, Mısır kadınlarının bazı marifetlerini saymışdır. Kaariîn-i Kirâm'ın ibretle okumalan için bunları da ârzedelim. 1- Mısır kadınlarının elbiseleri envai ipeklilerdendir. Etrafları altın, inci ve çeşitli cevahir ile işlenmiştir. Başlarında ayni tarzda kıymetli cevahirle işlenmiş taçlar vardır. Mendilleri altın ve gümüşle süslenmiş ipektendir. Fistanları ipeklinin envâından yapılmış, yenleri son derece geniş, etekleri arşınlarca yerlere sarkar, o derecede ki bir fistandan üç dört tane fistan çıkabilir. 2- Kadınlar üstün kaliteli elbiseler içinde süslenmiş, kokulanmış, ekseriyetle yüzleri açık kırıta kırıta erkeklerin arasında dolaşırlar. 3- Son derece nâdîde çarşaflar içinde lüks vasıtalara binerek iki tarafdan yenlerini sarkıtırlar. 4- Nil'deki gemilere erkeklerle karışık kadınlar da biner. Bazıları yanık ve yüksek sesleriyle şarkılar söylerler. Aralarında kadehler tokuştururlar. 5- Kadınlar erkeklere galiptir. Mühim işlerde erkeklere onlar hüküm eder. 6- Bazı kadınlar açık açık münkerât satarlar ve bu uğurda erkeklerle düşüp kalkarlar. 7- Bazıları erkeklerle kadınların ahlâkını bozmak için şeriatın asla razı olmayacağı fiil ve hareketlerde bulunurlar. 8- Kadınlardan bir sınıf fahişelik ederler. Bunlar oturarak fesâd için fırsat kollarlar. 9- Bir kısmı sokaklarda dolaşarak erkek avlarlar. 10- Bir sınıf kadınlar evlerde ve hamamlarda hırsızlık ederler. 11- Başka bir sınıf büyücülük eder, düğümler üzerine üfürürler. 12- Bir kısmı pazarlarda erkeklerle birlikte satıcılık eder, yaygara koparırlar. 13- Kadınlar için dellâllık edenler başka!.. 14- Ücretle def çalarak yasçüık yapanlar başkadır. 15- Bir takımları erkek ve kadınlara ücret mukabilinde çeşitli o-yunlar kıvırır, şarkılar okur. 16- Bir sınıf da kocalı kadınlarla erkekler arasında aracılık yapmakla meşgul olurlar. Ve daha nice nice şeriat kaidelerinin hâricinde cürümler irtikâb ederler... Aynî merhum kadınların bütün bu rezaletlerini sıraladıktan sonra bu bâbdaki sözünü şöyle bitiriyor: « Âişe i Siddîka (radıyallahü anha) 'nın: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınların çıkardıkları modalara yetişseydi onları mescide gitmekten muhakkak menederdi) sözüne bir bak!.. Halbuki bu sözle Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in vefatı arasında pek az bir müddet vardır. Üstelik o zaman kadınların çıkardıkları yemlikler, bu zaman kadınlarının çıkardığı modalara nisbetle binde bir kalır.» Biz muhterem karilerimize evvelâ Hazret-i Âişe validemizin ibret âmiz sözlerini, sonra zamanımızdan takriben 600 sene önce yasayan Ayrı merhumun şu izahatını dikkatle okumalarını tavsiye eder, zamanımız kadınları hakkında verilecek hükmü ve yapılacak muameleyi kendilerine bırakır, top yekûn âlem-i islâm için Allahü Zülcelâl'den hidâyetler niyaz eyleriz.
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbNamaz (Salât) · 30. bâb — Fitneye Sebep Olmamak Şartı Île Kadınların Mescidlere Çıkmaları, Fakat Koku Sürünerek Çıkmamaları Bâbı
Hadis No995
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.